Takım Tezgahları ve Üretim Teknolojileri Dergisi
SEKTÖRÜN GÜÇLÜ BİRLİKTELİĞİ

  • EURO 
  • DOLAR 
  • İstanbul : °C

TİAD Üyeleri: Sosyal sorumluluk bizim işimiz!

Bazıları projeler üretip çocukların geleceğine yatırım yapar, bazıları meslek okulu açar. Sokak hayvanlarına yuva olan da var, çevrecilik ve doğa için mücadele eden de… Çünkü sadece üretim değil, “Sorumluluk” da işimizin bir parçası. Sanayi, sürdürülebilirlik ve paylaşım kültürüyle sosyal sorumluluğu adeta meslek edinmiş bir alan. TİAD’ın üye firmaları da kurumsal kültür ve bakış açılarına uygun sosyal sorumlulukların peşinden gidiyor. Üstelik sosyal sorumluluğun ciddiyetini bilerek başlı başına bir iş olarak gören ve hakkıyla yapmaya çalışan bir bilince sahipler.  İşte TİAD üyelerinin sosyal sorumlulukları… 

“Fanuc ile Gelecek Şimdi!”

Teoman Alper Yiğit - Fanuc Genel Müdürü

Kurumsal sosyal sorumluluk projeleri, marka tarafında hem bilinirliğe hem de marka itibarına katkı sağlayan en önemli argümanlardan… Ancak bunun çok daha ötesinde bir durum var ki, o da bu projelerle birlikte “özünde iyilik olan,” gerçekten hayatlara birebir dokunan ve geleceğe umutla bakılmasını destekleyen bir sürecin içerisinde olmak. 

“Gençleri, geleceğin teknolojisiyle yarının iş modellerine hazırlıyoruz”

Bu noktada biz de kendimize sektörümüzün en önemli problemi ne diye sorduk ve nitelikli, genç, eğitimli personel eksikliğinin olduğunu gördük. Daha okurken öğrencilere pratik eğitimler vererek aslında bu gençlerin iş hayatında çok daha iyi yerlere gelebileceğini biliyoruz. Fanuc’ta geleceğin teknolojisini, geleceğin mesleğini yönettiğimiz iş süreçlerimizde bu eksikliğin nasıl giderilebileceği notasında çıkış yolunun üniversite eğitimlerinin teoriden çok pratik eğitim ile desteklenmesi gerektiğini gördük. Dolayısıyla da istihdama yapılan böylesi bir katkı ile de Türkiye ekonomisinin daha güçlü olacağını biliyoruz. “Bugünün yetenekli gençlerini, geleceğin teknolojisiyle yarının iş modellerine hazırlıyoruz” mottosu ile yola çıktığımız “Fanuc ile Gelecek Şimdi” projemizi hayata geçirmeye karar vermiştik.

Amacımız ise “Üründe kalite, üretimde verimlilik” temelinde yükselen yeni dönemin üretim şeklini, otomasyon ve robot kullanımını Türkiye’de yaygınlaştırmak. Bunun için de öğrencilerin uluslararası nitelikte, tempolu bir teknolojik ortamda, son teknoloji endüstriyel robotları programlama ve çalıştırma konusunda birinci elden deneyim kazanmasına olanak sağlamak. Sanayi, sivil toplum kuruluşu, okul-öğrenci işbirliği bağlantısını güçlendirmek. Türkiye’de yenilikçi teknoloji adımlarının atılmasına öncülük etmek… Bunu gerçekleştirirken de Ar-Ge ve inovasyon kültürünü yaygınlaştırmak ve genç nesli kendi farkındalıkları konusunda özendirmek. Uzun vadede ise Türkiye’nin global pazara açılmasını sağlamak, ihracat hacmini arttırmak ve dünyada otomasyon sektöründeki entegrasyonunu daha da ileri konuma taşımak. Kısaca yetenekli gençlerin imalatın gelişmişliğini ve dinamizmini anlamalarına yardımcı olarak, bu alanda ilgili firmalarla bağlantı kurmalarını destekleyerek, istihdama katkı sağlamayı hedefliyoruz.  

Sürecin sıkı takipçisiyiz

Ancak yaşadığımız pandemi dolayısıyla eğitimlerin verilmesini, projemize katılmaya hak kazanan arkadaşlarımızın da sağlığını korumak adına askıya almaya karar verdik. Sürecin sıkı takipçisiyiz. Uygun zamanda projemize kaldığımız yerden daha yüksek bir enerjiyle devam etmeyi hedefliyoruz.

“Sorumluluğunun bilincinde bir firma olarak ‘bilginin gücünü’ gençlerle buluşturuyoruz”

Atacan İsmet Şahin - AB Market Otomasyon Genel Müdür Yardımcısı 

Geçen yıl ağustos ayında Tek Yetkili Distribütörlük (Limited Distributor) Anlaşması imzaladığımız Rockwell Automation Türkiye’nin desteği ile şu ana kadar Tekirdağ Çorlu Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, İstanbul Bayrampaşa İnönü Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, İstanbul Büyükçekmece Rosvita - Timur İmrağ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi olmak üzere üç okulda PLC Laboratuvarı kurduk.

Endüstriyel Otomasyon bölümü öğrencileri, bu sınıflarda Allen-Bradley Micro PLC ve HMI ürünleriyle hazırlanan demo setleri ile uygulamalı eğitim alıyor. Öğrenciler yazılım, simülasyon, panel kullanımı ve PLC programlamayı öğreniyor.

Teknolojik desteğin yanı sıra; öğrenci ve öğretmen eğitimleri, deneyim paylaşımı, istihdam odaklı işbirliği de bu projelerin birer parçasını oluşturmaktadır. Otomasyon alanındaki bilgi ve birikimimizi mesleki ve teknik liselerdeki öğrencilerle paylaşarak eğitime katkı sunmayı sürdürmek hedefimiz. 

Uzun soluklu ve sürdürülebilir bir süreç…

Ülke olarak Endüstri 4.0 konusunda henüz istediğimiz noktaya gelememiş olsak da ciddi bir gelişim süreci içinde olduğumuzu görüyoruz. Özellikle gelecekte bu süreci şekillendirecek, bu yeni teknolojiyi geliştirebilecek ve kullanabilecek insan gücüne sahip olmanın önemli olduğunu düşünüyoruz. 

Otomasyon sektöründe nitelikli çalışan istihdamının önemi giderek artıyor. Eğitimde uygulama kapasitesini artırmaya yönelik atılan her yeni adım, işgücüne katkı noktasında çok önemli bir hale geldi. Biz de bu sorumluluğun bilincinde bir şirket olarak “bilginin gücünü gençlerle buluşturuyoruz” mottosuyla hareket ediyor ve gençlerin mesleki eğitimine destek oluyoruz.

Topluma karşı sorumluluklarımız var

Sosyal sorumluluk bizim için temel olarak topluma karşı sorumluluklarımızı yerine getirme çabası. En temel sorumluluğumuzun en iyi bildiğimiz konu olan otomasyon alanında; mesleki eğitimin gelişimine ve güçlendirilmesine katkı sağlamak olduğunu düşünüyoruz. Bunu da uzun soluklu, sürdürülebilir bir süreç olarak planlıyoruz. 

Sorumluluk, soyut değerler kazandırıyor

Gerçekleştirdikleri sosyal sorumluluk faaliyetleri ile kurumlar sadakat, güven, bağlılık gibi soyut değerler kazanırlar. Soyut değerler kurumsal itibarı olumlu yönde etkileyip taçlandırırken, finansal değerler de itibarla eşgüdüm içerisinde yükselişe geçecektir.

Sanayide firmaların da sosyal sorumluluk projelerine bu açıdan baktığını düşünüyorum. Hedefimiz ülke olarak birlikte büyümeye devam etmenin yanı sıra insana yatırım yaparak bu teknolojik gelişim sürecini gençlerimiz için fırsata çevirecek yeni alanlar yaratmak…

     

“Sosyal sorumluluk projeleri Boehlerit’in mavi kanatlarıdır” 

Deniz Derya  - Boehlerit Türkiye  Kurumsal İletişim Sorumlusu 

Sosyal sorumluluk alanında, ağırlıklı temel uygulamalarımız: Uzun ömürlü ve geri dönüştürülebilir kaliteli ürünlerin geliştirilmesi ve üretilmesi… Ürünlerin imalatında çevre dostu önlemlerin alınması ve bununla birlikte ürünlerin uygulama alanlarında çevre kirliliğinin en aza indirgenmesidir. Çevre ile ilgili olarak kaynakların korunması ve enerji verimliliği, değerlerimizin vazgeçilmezidir. Gerçekleştirdiğimiz sosyal girişimlerle hem çalışanlarımız hem de tüm paydaşlarımız üzerinde de aynı farkındalığı yaratmayı hedefliyoruz.

#dogayıbirliktekoruyalım sloganımız ile doğa dostu bez çantalarımızı tüm çalışanlarımız ve müşterilerimizle paylaşarak milyarlarca geri dönüşemeyen poşet torbanın toprağa ve suya karışmasına engel olmaları için teşvik ettik. “Üretim yaparken doğayı korumak…” Bu başlık altında fabrikamızda doğal kaynak ve enerji kullanımını asgari düzeye düşüren çevresel uygulamalarımızdan ve çevreye olan hassasiyetimizden bahsettik.

  • Fabrikamızda sıcak suyu güneş enerjisinden elde ediyor ve makine parkımızın aydınlatılmasında gün ışığından faydalanıyoruz.

  • Fabrika bahçemizi biriktirdiğimiz yağmur suları ile yeşillendiriyoruz.

  • Tehlikeli atıklarımızı doğaya zarar vermeyecek şekilde bertaraf ediyoruz.

  • Tehlikeli olmayan ayrıştırılmış tüm atıklarımızı geri dönüşüme gönderiyoruz.

Boehlerit Türkiye aynı zamanda hayvan dostu bir marka!

Mavi kanatlarımız hayvan dostlarımız için yola çıkıyor. İnsanlar dünya sadece kendilerinin zanneder, oysa hayvanlar en az bizim kadar bu dünyaya sahipler.  Gerçekleştirdiğimiz yeni makina yatırımımızla gelen ahşap paletlerden, sokakta yaşayan dostlarımız için kulübeler yaptırıyoruz. Bu şekilde kullanılmış ahşap paletler geri dönüştürülürken, sevimli dostlarımız da yeni yuvalarına kavuşmuş oluyorlar. Kulübelerimiz, mamalarla birlikte Sahipsiz Hayvan Besleme Alanı’na yerleştiriliyor.

İklim değişikliği ile mücadele şart! 

Son yıllarda sosyal sorumluluk bilincinin daha fazla arttığını gözlemliyoruz. Özellikle sanayide yer alan büyük kurumsal markaların sosyal sorumluluk alanındaki faaliyetlerini bu anlamda çok değerli buluyoruz. Bildiğiniz üzere iklim değişikliği ile mücadele, küresel boyutta bir aciliyeti gerektiriyor. Dünyamız alarm veriyor. İklim değişikliğinin kötü sonuçlarından kaçınmak için karbon emisyonlarının önümüzdeki 10 yıl içinde yüzde 45 oranında azaltmamız gerekiyor. Durum acil ve önemli! İklim değişikliği ile mücadelede ülkeler, şehirler ve şirketlerin birlikte hareket etmeleri gerekiyor.

Kurumsal markaların yıllık hedeflerine ikim değişikliği ile mücadeleyi dahil etmeleri ve bu anlamda diğer paydaşlarını harekete geçirmek için teşvik etmeleri önem arz ediyor.  Çünkü iklim krizini önlemek ve ortaya koyduğu tehditleri ortadan kaldırmak için toplumun her alanında hızlı ve geniş kapsamlı değişiklikler gerekiyor.

 

İsmail Bilginoğulları - Bilginoğlu Endüstri Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı 

Hali hazırda MISAD (Metal Isıl İşlemciler Derneği) ile devam eden meslek liseleri öğrencilerine eğitim desteği projelerimiz bulunmaktadır. Ülkemiz sanayisinde oldukça önemli bir yeri olan iyi yetişmiş nitelikli personel ihtiyacının temini, her zamankinden daha zor olmaya başladı. Mühendislik, doktorluk, avukatlık gibi pek çok meslek gençler tarafından tercih ediliyor fakat CNC operatörlüğü veya ısıl işlem operatörlüğü gibi teknik personel olmaya ilgi, hatırı sayılır biçimde azaldı. Bunun sonucunda da sanayi firmalarının iyi yetişmiş ara personel istihdam etmesi çok daha zor hale geldi. Meslek liselerinin cazibesini artırmak, öğrenci arkadaşlarımıza yanlarında olduğumuzu hissettirmek ve mezun olduktan sonra iş imkanlarının olduğunu göstermek için eğitim odaklı projeler gerçekleştiriyoruz. 

Bakış açımız: Karşılık beklememek

Bilginoğlu Grup Yönetim Kurulu Başkanımız Ercan Bilginoğulları tarafından kurulan firmamız, Türk sanayisinin emekleme dönemlerinde, ülkenin zor koşullarında şirketleşme ve kurumsallaşma sürecini tamamlamış ve kurulduğu ilk günden günümüze kadar her dönemde çeşitli sosyal sorumluluk projelerinde yer almıştır.

Ercan Bilginoğulları’nın sosyal sorumluluk projelerine bakış açısı; üzerimize düşen sorumlulukları, imkanlar çerçevesinde ve karşılık beklemeden gerçekleştirmek olmuştur.

Sanayiciler önem vermeli… 

Ülke sanayisinde faaliyet gösteren ve ülkemize katma değer sağlayan her sanayicinin bunun dışında da ellerinden geleni yaparak, başta çevre; eğitim, engelli hakları, kadına şiddet, hayvan hakları, sağlık çalışanlarının günümüzde yaşadığı zorlukların azaltılması gibi konularda çeşitli projelerin içinde olması gerekmektedir.  Hem daha yaşanabilir bir ülke hem de daha aydınlık bir gelecek için tüm sanayicilerimizin sosyal sorumluluk projelerine önem vermesi gerektiğini düşünüyoruz.

Dünyanın önde gelen ölçüm cihazları üreticisi olan Mitutoyo’nun Türkiye ana distrübitörü olarak, geçtiğimiz sene düzenlediğimiz “Eskiyi Getir, Mitutoyo’yu Götür” kampanyasında elde ettiğimiz cihazları ihtiyaç sahibi okullara bağışlayarak geleceğin sanayicilerine eğitim desteği sağladık. Elde ettiğimiz eski ölçüm cihazlarının bakım, temizlik ve onarım işlemlerini tamamladıktan sonra da ihtiyaç sahibi meslek liselerine bu cihazları ulaştırdık. 

İznik Eşrefzade Mesleki Lisesi’ne kampanya ile elde edip, onardığımız 10 adet dijital, 10 adet saatli ve 5 adet mekanik kumpası teslim ettik. Aynı şekilde Ankara Haymana Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi’ne 10 adet dijital, 10 adet saatli ve 5 adet mekanik kumpasın teslimini gerçekleştirdik. Gerçekleştirmekten mutluluk duyduğumuz bu kampanya sayesinde hem müşterilerimizin Mitutoyo kalitesi ile tanışmasını hem de ülkemizin geleceği olan gençlerimizin eğitimi için ihtiyacı olan ekipmanların teminine katkı sağladık. Nitelikli personel yetişmesi için katkı sağladık. Yüksek kaliteli endüstriyel ölçüm cihazlarını ülke sanayisine kazandıran firmamız, metal ısıl işlem sektörünün tek temsilcisi olan Metal Isıl İşlem Sanayicileri Derneği’nin (MISAD) meslek liselerinde başlattığı nitelikli personel yetiştirme projesine destek oldu. Meslek liselerinde ısıl işlem bölümlerinin açılması ve öğrencilerin bu alana yönelmesi amacıyla yoğun mesai harcayan derneğimizin; meslek liselerinin ısıl işlem bölümünü tercih eden öğrencilere mesleği sevdirmek ve bu bölümlerden nitelikli personel yetiştirilmesi için başlattığı projeye Bilginoğlu Endüstri olarak biz de gerekli eğitim desteğini sağladık. 

“Sorumluluğunun bilincinde bir firma olarak ‘bilginin gücünü’ gençlerle buluşturuyoruz”

İbrahim Coşkun Akyüz - Ak Makina Yönetim Kurulu Onursal Başkanı

İbrahim Coşkun Akyüz Vakfı’nın 2015 yılında başladığı eğitim desteği projesi ana haber bültenlerinden birinde Batman’ın Sason ilçesinde ilkokul seviyesinde eğitim alan çocukların içinde bulunduğu koşulların kötü olduğuna dair bir habere rastlamamla başladı. 

Giyim eşyası, kitap ve kırtasiye ürünleri ile başlayan yardımlar, bugün Sason ilçesindeki 16 okula ulaştı. 

Bir TV haberi neden bizi böyle bir yola çıkardı diye soracak olursanız: Orada küçük bir kız çocuğu vardı ve içinde bulunduğu şartlar, imkanların elverişli olmayışı belli ki eğitim hayatını zorlaştırıyordu. Biz sanayiciler, eğitimin önemini sürekli dile getiriyoruz ancak taptaze değerler daha ilkokul sıralarında kaybediliyor. Temele inip onları kazanmak istiyoruz halbuki. Hedefimiz de sosyal sorumluluk projemizi daha çok okula ulaştırmak. 

Gösterdiğimiz duyarlılık, bir eğitim projesi değil ancak eğitimin önündeki sıkıntıları azaltmak ve küçük de olsa bir katkı sağlamak amacımız… Çocuklar üşümesin, çocuklar deftersiz kitapsız kalmasın, çocukların yüzleri gülsün. Birilerinin onları hatırladığına, düşündüğüne ve önemsediğine dair ümitlerini asla kaybetmesin diye. 

Bu düşüncemi paylaşmak adına üç yıl önce Batman’ın Sason ilçesini ziyaret edip çocuklarla yan yana gelmek benim açımdan müthiş bir mutluluktu. 

İster sosyal sorumluluk ister sosyal yardım olsun, hiç fark etmez. Gönülden yapılan ve karşılık beklemeden başlatılan her girişim pozitif sonuçlar doğurur. Paylaştıkça büyüyen tek şey sevgiymiş, diğerleri paylaştıkça azalıyor. Çünkü toplumların kültür seviyesi, eğitime verdikleri katkılarla ölçümlenebilir. Bir ülke var, onu seviyorsunuz, o halde iyi eğitim verecek ve eğitimin önündeki engelleri kaldıracaksınız. Bu fikir ile “Eğitime nasıl katkı sunarım” sorusuna kafa yorup yola çıktım ve kendimi Batman Sason’da buldum. Beni alıp oralara götüren, bir kız çocuğunun gülüşüydü. Ve karda kışta, lastik çarıklarla okula gidip gelen bir nesil var hala, bir şeyler yapmalı, çok şey yapmalı, onlara ulaşmalıyız. Neticede birinin hayatına, geleceğine dokunuyorsunuz; sorumluluk alıyorsunuz. En ilginci de aslında hiç tanımadığınız belki de yolunuzun kesişmeyeceği insanlara yapıyorsunuz bunu. Bundan daha özel, daha güzel ne olabilir ki…