Takım Tezgahları ve Üretim Teknolojileri Dergisi
SEKTÖRÜN GÜÇLÜ BİRLİKTELİĞİ

  • EURO 
  • DOLAR 
  • İstanbul : °C

Robotlar, pandemiyle üretimde rol çaldı

Pandemi, insansız üretim ihtiyacı ve Endüstri 4.0 gerçeği robotları, yardımcı oyunculuktan üretimin başrolüne taşıdı. Pandemi robotik sektörünü nasıl etkiledi? İçinde bulunduğumuz dönemde robota talep arttı mı? Robotlu otomasyona rağbet var mı? TİAD’ın robotik sistemlerde hizmet veren üyeleri sektörün dünü, bugünü ve geleceğini masaya yatırdı. 

Fanuc Türkiye     •     Nachi Türkiye     •     Tezmaksan

“Önemi anlaşılınca robota rağbet arttı”

Teoman Alper Yiğit - Fanuc Türkiye Genel Müdürü

Covid-19 Pandemi sürecinde fabrikaların sahip oldukları imalatı otomatize etme taleplerinin beraberinde spesifik olarak robot yatırımlarına ayrılan yüzdelerde artış meydana geldi. Koronavirüsün üretim esasında dünyadaki  bazı sektörlerde üretimin durmasına kadar etkilere sebep olmasından dolayı üretim sektöründe fabrika otomasyonunun öneminin kritik olduğu anlaşıldı. Sektörde gıda gibi temel ihtiyaç maddeleri, hızlı tüketim malzemeleri ve kritik medikal malzeme üreten firmaların üretim hacminde fabrikalarında otomasyon sistemlerine geçiş yapmış olmalarından kaynaklı bir yavaşlama meydana gelmedi. Kriz döneminde taleplere karşılık verebilme hususunda otomasyon sistemlerinin, akıllı ya da karanlık fabrikaların, robotik uygulamaların öneminin kavranmasıyla robotlara olan ilginin artarak devam ettiğini gözlemliyoruz. 

İnsanlarla çalışabilen “kobotlara” ciddi yönelim var 

Müşterilerin taleplerine karşılık verebilmek ve daha fazla ihtiyaca yanıt olabilmek adına sürekli olarak yeni robot modelleri üzerinde çalışmalar yapılıyor. Otomotiv ve otomotiv yan sanayisinde robot kullanım oranının yüksek olması sebebiyle en çok talep edilen robotlar otomotiv sanayisinde kullanılan kaynak robotları oluyor. İkinci sırada genel endüstride ürünlerin aktarılmasında kullanılarak müşterilerimize kolaylık sağlayan taşıma robotları, üçüncü sırada ise hat sonlarında hizmet verebilen robotlar diyebiliriz. Gündemdeki yeni trend ise insanlarla çalışabilen kobotlar, talep buraya doğru ciddi bir yönelim halinde. 

En önemli parametre: Yatırım sonrasındaki desteğin kalitesi ve sürekliliği 

Pandemi süreci içerisinde geçirdiğimiz tecrübeler ışığında her sektöre ilişkin firma, fabrika otomasyonunun önemini kavramış durumda. Robotik uygulamalarına ayrılan yatırım paylarının artmasıyla firmaların üretim adetlerinde artış yönünde ilerleyen grafikler görülüyor. Maliyet anlamında ilk aşamada otomasyon yatırımına sıcak bakılmıyor olsa dahi fabrikanın gelecekte daha kolay ve düşük maliyetli üretim yapmaya başlayacak olması yani uzun dönem kazanımları anlamında geriye ödeyebilir pozisyonda olmaları, üreticilerin akıllı fabrika sistemine geçişini sağlayacak avantajlar sunuyor. Fabrikaların otomasyon sistemlerine, akıllı ya da karanlık fabrikalara, robotik uygulamalara yatırım payı ayırırken değerlendirmeleri gereken en önemli parametre, yatırım sonrası alınacak desteğin kalitesi ve sürekliliğidir. FANUC olarak tüm gayemiz, firmaların bu gelişim süreçlerinde yanlarında bulunabilmek ve iş partnerlerimizin taleplerine çözüm ortağı olabilmektir. 

Robot yatırımlarındaki artışı gözlemliyoruz

Uluslararası Robot Federasyonu global seviyede robotlaşma datalarına ait bilgilere ulaşabiliyor. İmalat sanayisinde 10 bin işçi başına düşen robot ortalaması federasyonun robotlaşma oranını saptamasını sağlıyor. Erişimi sağlanan verilerin global ortalaması incelendiğinde, Güney Kore’de 710, Singapur’da 658, Japonya’da 308. Avrupa’daki oranları değerlendirdiğimizde Almanya’da 322, İtalya’da 190, Fransa’da 137, Türkiye’deki ulaşılan sayı ise ortalama 27. Türkiye yaklaşık 795 milyar dolarlık gayrisafi milli hasıla ile dünyanın en büyük 17. ekonomisi unvanını layık olmasına rağmen 150 milyar dolarlık otomasyon piyasasındaki cirosu 1 milyar dolara bile tekabül etmiyor. Robot kullanımının çok daha yaygın olduğu gelişmiş ülkelerin otomasyona gayrisafi milli hasıladan ayırdıkları pay %0,5 ile %2 arasında değişim gösterirken Türkiye’de bu oran incelendiğinde %0,1 olarak görülüyor. Gelişmiş ülkelerde istenilen düzeyde bir otomasyon gelişim hızına sahip olmasa dahi Türkiye’deki yatırımların giderek artış halinde olduğunu gözlemliyoruz. FANUC olarak, Türkiye’nin teknolojik altyapıları sahiplenmesini sağlamayı en büyük sorumluluğumuz olarak görüyoruz.

“2021’de robot talebi yüzde 25 artacak”

Emre Yıldız - NACHI Robot Satış Yöneticisi

Pandemi döneminde finansal döngünün kırılması yatırımcıları büyük oranda etkiledi. Bu durum yatırımcıların robotlaşmanın önemini anlamasına rağmen robotik otomasyon yatırımlarını ertelemesine yol açtı. Bu noktada yatırımcıların yatırımlarını yapmalarına KOSGEB projeleri destek oldu. Yakın zamanda sunulan KOBİGEL projesi, yatırımcıları büyük oranda yatırıma teşvik etti. Bu durum robotik otomasyona olan talebi önemli ölçüde artırdı. Bunun yanında NACHI olarak biz de ödeme koşullarında üreticiye avantaj sunmak için bir leasing firması ile partnerlik anlaşması yaptık. Bu anlaşma sayesinde yüzde 1 KDV ile 24 ay taksitle robot satışına başladık. Bu sayede KOBİ’lerin ve büyük yatırımcıların robot yatırımlarını finansal zorluklar yaşamadan daha rahat yapmalarına olanak sağladık. Öngörümüz 2021 yılında Türkiye pazarında robot talebinin yüzde 25 oranında artacağı yönündedir.

CNC tezgah beslemede aktif kullanılacak seriler, Türk pazarına sunulacak

Türk sanayisinde robotlar genellikle makinelere besleme ve toplama görevi yapan taşıma uygulamalarında ve operatörlerin kol gücü ile yaptıkları işlerde kullanılmaktadır. Üretim yapan firmalar özellikle pandemi döneminde robotların insanların yapabileceği işleri çok daha hızlı, güvenilir, sürdürülebilir ve ekonomik bir şekilde yapabildiğinin farkına vardılar. NACHI olarak genişleyen MZ serisi robotları ile bu alandaki çözümlerine bir yenisini daha ekliyor. 25 Kg taşıma kapasiteli sınıfının en hızlı robotunu MZ25’i yılsonunda Türkiye pazarına sunacak. Özellikle CNC tezgah besleme uygulamalarında MZ12 ve MZ25’in daha aktif kullanılacağını ön görmekteyiz.

Yükselme potansiyeli olan bir sektör

Dünya genelinde salgın hastalıkların olması fabrikalarda çalışacak insan kaynağında sorunlar yarattı. Firmalar üretimlerini durdurma veya vardiyaları seyrekleştirerek üretimi yavaşlatma yoluna gitti. Pandemi döneminden önce robot yatırımı yapan firmalar ise üretimlerinde herhangi bir yavaşlatmaya veya üretim duruşuna ihtiyaç duymadan faaliyetlerine devam ettiler. İnsana bağlı üretim yapan firmalar robot otomasyon yatırımlarının öneminin farkına vardı ve üretim metotlarındaki insana bağlılığı minimuma indirebilmenin yollarını araştırmaya başladı. Önümüzdeki yıllarda bu farkındalığın daha da çok artması ile robotik otomasyon alanının en büyük yükselme potansiyeline sahip sektörlerden biri olacağı çok açıktır.

Amacımız Türk sanayisine rekabet gücü kazandırmak

Dünyada üretimde en çok robot kullanan ülke Çin’dir. Çin’i Japonya, ABD, Güney Kore ve Almanya takip etmektedir. Türkiye’nin de her 10 bin çalışana düşen 23 robotla Güney Afrika ve Arjantin’le yarıştığı görülmektedir. NACHI olarak amacımız, Türkiye sanayisine ve ihracatçısına rekabet gücü kazandırmak ve Türkiye ekonomisine elimizden geldiğince destek vermektir.

“Sanayi istedi diye robot şirketi kurduk”

Hakan Aydoğdu - Tezmaksan Genel Müdürü

Türkiye’nin ve imalat sanayinin teknoloji partneri Tezmaksan, robot ve otomasyona yönelik yatırımlarının kapsamını yeni kurduğu şirket ile genişletti. 2 milyon euro yatırım sermayesi ile kurulan Tezmaksan Robot Teknolojileri ve Otomasyon Şirketi Hadımköy’de 3000 metrekarelik yeni binasında faaliyete geçti. Şirket aldığı siparişlerle dört aylık çalışma takvimini doldurdu. Robot, otomasyon ve dijitalleşmede lider ülkelerin devri başladı ve Türkiye’nin teknoloji partneri olarak ülkemizin güçlü bir şekilde bu yeni dönemde yer almasını istiyoruz. Bu noktada üzerimize düşeni yapacağız. 

Robot ve otomasyona talep 4 kat artınca ayrı şirket kuruldu 

Rekabet gücü yüksek bir Türkiye hepimizin ortak düşü ve bunun gerçekleşmesi için dün olduğu gibi bugün de üzerimize düşeni yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Robot, otomasyon ve dijitalleşmede lider ülkelerin devri başladı ve Türkiye’nin teknoloji partneri olarak ülkemizin güçlü bir şekilde bu yeni dönemde yer almasını istiyoruz. Sanayicimiz de bunu istiyor. Sonuçta bu artık bir tercih değil mecburiyet. Yatırım yapmanın zorlaştığı bir dönemden geçmemize rağmen robotlu otomasyon çözümlerimize gösterilen talepte dört katlık bir artış oldu. Tezmaksan Makine’nin robot üretimi bölümünde yaşanan bu talep artışı karşısında çok daha büyük bir üretim alanına ihtiyaç doğdu. Robot ve otomasyona yönelik bütün çalışmalarımızı Türkiye’ye ve imalat sanayisine daha fazla destek olmak adına Tezmaksan Robot Teknolojileri ve Otomasyon şirketi altında

topladık. Hadımköy’de 3000 metrekarelik yeni binasında Ar-Ge ve üretim faaliyetlerine devam eden Tezmaksan Robot Teknolojileri ve Otomasyon şirketimiz aldığı yoğun siparişlerle önümüzdeki dört ayın çalışma takvimini doldurdu. Türkiye sanayisinde başlayan robot, otomasyon ve dijitalizasyon temelli dönüşüme ürün, hizmet ve çözümlerimizle destek olmaya devam edeceğiz.

Sivas ve Konya’da da yatırım yapılacak

Gelişkin bir sanayiye sahip olan ve bölgelerine ciddi katkı sağlayan Sivas ve Konya’ya ya üretimi taşıyarak yatırım miktarını 10 milyon Avro’ya  çıkarmayı planlamaktayız. Tezmaksan Robot Teknolojileri ve Otomasyon şirketinin globalde de olmasını istiyoruz. Ülke olarak hepimizi gururlandıracak bu güzel gelişmeler için bir miktar daha beklememiz gerekecek. 

Robot yatırımlarında danışmanlık yapıyoruz

Tezmaksan Robot Teknolojileri ve Otomasyon şirketinin faaliyet alanı içinde ürün ve sistem üretimi, kurulumu,  Ar-Ge çalışmaları, danışmanlık ve özel çözümler de bulunuyor. Robotun kendisini üretme konusunda maalesef ülkemiz hala kendisine yeter seviyede değil; ancak katma değer robotun kendisi olmaktan çıkmış mühendislik eklenerek anahtar teslimi proje yapmaya geçmiştir. Şirket olarak bu konuda oldukça başarılıyız. Fabrikaları çağın ihtiyaçlarına uygun şekilde robot, otomasyon ve dijital alt yapı sistem ve çözümleriyle yeniden yaratıyoruz. 

Akıllı fabrika için: Cubebox, ROBOCAM ve Kapasitematik

Yerli ve milli robotlu otomasyon sistemi olarak geliştirdiğimiz Cubebox, verimliliği arttırdığı gibi, hatalı duruşa ve hataya izin vermiyor. Operatör robot işbirliğine yeni bir boyut kazandıran Cubebox, fabrikanın insansız çalışması gereken süreçlerinde de rahatlıkla kullanılabiliyor. Türkiye kontrol ünitesi üretmediği için küresel piyasada ürünlerinin rekabetçiliği, ne yazık ki istenen seviyede değil. Biz bu açığı kapatmak için robotları kontrol edebilme yeteneğine sahip yazılımın kapsamını genişlettik ve ROBOCAM böylelikle doğdu. Artık bütün robotlu makinelerde kontrol ünitesi olarak çok rahat bir şekilde kullanılabiliyor. ROBOCAM ile birlikte operatörlerin program bilmelerine de gerek kalmadı. Robot, ROBOCAM ile kendi programını kendisi yapıyor. Bu operatöre kolaylık sağladığı gibi robotun referans tanımlama işlemleri esnasında kaybedilen zamanlar da minimize ediliyor.