Takım Tezgahları ve Üretim Teknolojileri Dergisi
SEKTÖRÜN GÜÇLÜ BİRLİKTELİĞİ

  • EURO 
  • DOLAR 
  • İstanbul : °C

Girişim Öyküleri: Nasıl sanayici olduk? - Engin Deniz & Cem Sirolu

Bimaksan Genel Müdürü Engin Deniz
Yenasoft Genel Müdürü Cem Şirolu

Sanayici olmak kolay mı? “Patron olmak” herkese cazip gelse de zor, çok zor… Bugün etrafımızda gördüğümüz, başarısına gıptayla baktığımız firmalar; girişim öykülerinde müthiş sancılar, uykusuz geceler ve yorgunluklar barındırıyor. Ancak cesaret, heyecan ve gurur da bu çabanın bir parçası… TİAD üyeleri TT Magazin’de, okuyanı alıp kısa yolculuklara çıkarsın diye eski-yeni demeden kendi işlerini kurma hikayelerini paylaşıyor. Bu sayıda girişim öykülerini anlatanlar: Bimaksan Makina Genel Müdürü Engin Deniz ve Yenasoft Yazılım Genel Müdürü Cem Şirolu.

“Güveni sağladığınızda engelleri ortadan kaldırabilirsiniz”    

Engin Deniz - Bimaksan Genel Müdürü

Bimaksan’ı, 2005 yılında sektör büyüğümüz Muhlis Köksal’ın öncülüğünde kurduk. O günkü şartlar, “kader birliği” ederek yeni bir başlangıç yapmamız neden olmuştu. Topçularda mütevazi bir dükkanda beş kişiyle işe başladık. Altı ay gibi kısa sürede çalışan sayımız hızla arttı.

Bizi tanıyan müşterilerimizin ciddi desteği oldu ve beş yıl içerisinde sektörde önemli firmalardan biri haline geldik.

“Tereddüt etmedim”

Firmayı kuruluşunda yer almadan önce 10 yıllık yoğun bir çalıma sonucu, sektörde hem teknik hem de satış açısından ciddi bir tecrübem oluşmuştu. Kendi işimi kurma fırsatı doğunca da tereddüt etmedim. Çünkü tecrübem, çalışma ve başarma azmim kendi işimde de başarılı olacağımı hissettiriyordu.

Bahsettiğimiz gelişmeyi, ciddi ve yoğun bir çalışma sonucu gerçekleştirdik. Bu tempo hiç kolay olmadı, yorulduk, yeri geldi ailemizi ihmal ettik ama başarılarımız bizi hep gururlu ve mutlu etti.

“İşveren” olmak benim kontrolüm dışında, ani olarak gelişmişti ama şimdi iyi ki bu kararı almış ve Bimaksan’ı kurup kendi işime başlamışım diyorum. Keşke 10 yıl daha önce kendi işimi kurma imkanım olabilseydi… 

Çünkü 1990-2005 yılları bu sektörün en canlı ve rekabetin en düşük olduğu yıllardı. Özellikle 2010 yılından sonra rekabetin artması sonucu işler son derece zorlaştı. Şu an yeni bir işyeri kurup başarılı olmak ve firmayı büyütmek çok çok zor...

Kendi kararlarını uygulama imkanı

Takım tezgahları sektöründe firma sahibi olmanın en güzel tarafları, kendi kararlarını ve düşüncelerini uygulama imkanıdır... Tabi ki insan istihdam etmek, onları koordine etmek, yönetmek ve insanlara bir şeyler öğretebilmek çok farklı güzellikler barındırıyor.

Bu işte sürekli olmanın temel noktası

Dürüst çalışmak, kaliteli mal satmak, hizmet vermekten yılmamak, verilen sözleri zamanında yerine getirmek ve yoğun çalışmaya ayak uydurabilmektir. Sektördeki en büyük sorun müşteri ile satıcı arasındaki güven eksikliğidir. Bu güveni sağladığınız durumda diğer engeller hızla halledip büyüyebiliyorsunuz. 

“Üreten ve üretmekten zevk alan insanların içinde olmak, işin en güzel yanı”

Cem Şirolu - Yenasoft Yazılım Genel Müdürü 

Liseyi Malatya’da bitirdim. 1989 yılında Marmara Üniversitesi Endüstri Mühendisliği’nde okumak için İstanbul’a geldim. İlk yıl yaz stajları okulda yapılıyordu. İki boyutlu bir çizim programı öğreteceklerini söylediler. Programı açıp ilk çizgiyi çizdiğimde iş hayatımda bu yönde ilerlemek istediğime karar verdim. Tüm seçmeli derslerim CAD/CAM/CAE alanındaydı. İkinci sınıftan itibaren üniversitemizin CAD/CAM/CAE konularında çeşitli yazılımları, bir CNC tornası ve bir CNC frezesi olan teknoloji laboratuvarında asistan olarak çalışmaya başladım. Mezun olana kadar bu laboratuvarda hem öğrendim hem de döner sermaye bünyesinde eğitimler verdim. Burada beni yetiştiren hocam Prof. Dr. Bülent Ekici‘ye çok şey borçluyum. Mezun olduktan sonra CAD/CAM satışı yapan Umtaş firmasında 6 ay çalıştım. Bu firmada bana iş hayatını öğreten, bir “abi” olarak gördüğüm ortaklarım sevgili Nuri Yücebilgen ve Ali Erken ile tanışarak 6 yıl sürecek bir birlikteliğin temelini attık. Bu zamana kadar edindiğim teorik bilgileri pratikte de uygulamam gerektiğine karar verdim. Böylece sektörün her alanında tecrübe sahibi olacaktım. Bu amaçla Fams adında sac kalıpları yapan, presler ve boya atölyesiyle de son mamul üreten bir fabrikada CAD/CAM mühendisi olarak çalışmaya başladım. Deneyim kazanıp, içinde bulunduğum şartlar da uygun hale geldiğinde Amerika IMTS Fuarı’nda EspritCAM yazılımının bayiliğini aldım. Yenasoft yazılım serüvenim de böylece başlamış oldu.  

Geriye bakınca gördüğüm: Şartlara, hayata kolayca adaptasyon…

Kurulduğumuz günden itibaren, firmamızı; sadece para kazanılacak bir yer değil, çalışma arkadaşlarımla hayatımızın çoğunu geçirdiğimiz bir aile ortamı olarak gördüm. Bu bakış açısıyla müşterilerimiz ve iş ortaklarımızla olan ilişkilerimizi de “karşılıklı değer katma çabası” ve “kaliteli hizmet” anlayışı üzerine kurduk. Geriye dönüp 25 yılıma baktığımda gördüğüm şey: Harcadığım emek, katlanılan zorluklar, başarı veya başarısızlıklar değil... Benim gördüğüm, her gün değişen şartlara ve hep ileriye giden hayata kolayca adapte olabilmeyi öğrenme sürecimdir.

‘Keşke’ demek yerine hatalardan ders alarak ilerlemek önemli”

İş hayatımda beni mutlu eden gelişmeler elbette var. Ancak gelecekteki hedefim sadece Türkiye değil yurt dışında da iş hayatımı sürdürmek. Dolayısıyla geçmişe baktığımda 2008 senesinde dünyadaki teknik ekiplerin arasından seçilerek, DMG Mori firmasıyla çok eksenli tezgahlarda zaman çalışması ve uluslararası fuarda sergilenecek kompleks parçaları işlemek için ekip oluşturmamız, “iyi ki yapmışım” dediğim işlerdendir. Bu proje kapsamında Türkiye’de çalışıp parça işliyor ve kendi yazdırdığımız bir portal aracılığıyla tüm fikstür, takım ve CAM datası ile işleme bilgilerini Japonya’daki uygulama merkezine gönderiyorduk. Hem çok şey öğrendik hem de müşterimize çok fayda sağladık. Düşünün, 12 yıl önce hemen hemen herkes bu tür tezgahları nasıl çalıştıracağını düşünüp yurt dışından uzman getirme telaşına düşmüşken Yenasoft Yazılım olarak biz bu işlerin uzmanıydık. 

“Keşke yapmasaydım” kısmına gelirsek, iş hayatında bu tümcenin kullanılacağı bir bakış açısından ziyade, yanlışlardan ders alarak ilerlemenin önemli olduğuna inanırım. 

Katma değer üretme hissi harika!

Sektörümüz, Türkiye’nin en önemli katma değeri olan sanayimize hizmet ediyor ve hayatta ihtiyaç duyduğumuz her şeyi üretiyor. Bu döngünün içinde olarak katma değer üretme hissi harika. Üreten ve üretmekten zevk alan sanayicimizle tanışmak ve dost olmak, galiba firma sahibi olmanın en güzel yanlarından biri… İstihdam yaratmak ve ihtiyaç olan yerlere işgücü yetiştirmek harika bir duygu! Okullara seminer için gittiğimizde, öğrencilerin eğitim videolarımızdan öğrendikleri konuları anlatmaları; müşterilerimizin telefon açıp “problemimiz çözüldü” veya “Hatırladınız mı? 15 sene önce sizinle şu kalıbı yapmıştık,” “haklıymışsınız, artık 10 günde yaptığımız işi 1 saatte yapıyoruz” gibi memnuniyet bildirmeleri bizler için bir onur... Hizmet sektörü gerçekten zor birleşenlerden oluşuyor. Hizmet alan her kişinin beklentisi ve algısı farklı… Biz de elimizden geldiği kadar hizmetteki başarı oranımızı yüksek tutmaya çalışıyoruz.

Sektörde iş yapış şekli ve beklentiler hızlı değişiyor

Teknoloji eskiye göre çok daha hızlı değişiyor ve farklı iş alanları yaratıyor. Dolayısıyla sektörün iş yapış şekli ve beklentileri de aynı hızda değişiyor. Tüm bu değişikliklere ve sektör hızına adapte olarak sürekliliğimizi sağlayabiliriz. Pandemi ile hepimiz online toplantılara ve evden çalışmaya alıştık. Otomasyonun ne derece önemli olduğu da bir kez daha ortaya çıktı. Firmalar bu yeni dünyaya ancak dijital dönüşüm süreçlerini tamamlayarak adapte olabilecekler. Bu da dijital dönüşüm sürecinde kilit öneme sahip bulut teknolojileri sayesinde gerçekleşecek. Pandemi öncesi gelecekte tüm sektör bulut teknolojisine geçecek öngörüsünde bulunuyorduk. Ancak pandemi bu öngörüyü çok daha öne çekmemize neden oldu. Artık gelecekte değil, günümüzde bulut teknolojilerini kullanan firmalar hızlı değişim sürecine adapte olarak ayakta kalabilecekler.