Takım Tezgahları ve Üretim Teknolojileri Dergisi
SEKTÖRÜN GÜÇLÜ BİRLİKTELİĞİ

  • EURO 
  • DOLAR 
  • İstanbul : °C

Boehlerit Türkiye Genel Müdürü, İK’dan beklentilerini anlattı

GOSB İK Birliği’nin düzenlediği, “CEO’lar İK’dan ne bekler” panelinde konuşmacılar arasında yer alan Boehlerit Türkiye Genel Müdürü Cüneyt Dik, İnsan Kaynaklarının firmaların gelişimlerine olan katkılarından, işe alım ve eğitim sürecinde yaşanılan sıkıntılardan ve kalifiye eleman bulmanın zorluklardan bahsederek çözüm önerilerinde bulunuldu. İşte panelde Cüneyt Dik’e yöneltilen sorular ve cevapları… 

Önümüzdeki dönemde, teknolojik ilerlemeler neticesinde, iş yapma şekillerinde büyük değişimler bekleniyor. Özellikle Endüstri 4.0 ve dijitalleşme olguları ışığında, dünyada ve Türkiye’de çalışma hayatında ne gibi değişimler  bekliyorsunuz?

Öncelikle Endüstri 4.0 kavramını biraz açmak gerekir. Endüstri 4.0 Almanya’da başlayan ve yaygınlaşan  “dördüncü sanayi devrimi” anlamına gelen bir vizyondur. Endüstri 4.0, akıllı robot otomasyonları, büyük veri, artırılmış gerçeklik, bulut sistemler, simülasyonlar, 3D yazıcı gibi kavramlarla tanımlanmaktadır. Endüstriyel dijital dönüşüm, ürünlerin üzerinde ve makinalarda sensör teknolojisi kullanmak olarak özetlenebilir. Sensörler ve yapay zeka geliştikçe üretim süreçlerinde esneklik ve verimlilik artmış olacak ve maliyetler düşecektir. Üretim için ihtiyaç duyulan enerji miktarı minimuma inecek bu şekilde enerji israfı önlenebilecektir. Ürünlerin üzerindeki sensörler ve akıllı etiketler sayesinde satış ve stok yönetimi de kolayca takip edilecektir. Tüm bu gelişmeler yeni istihdam alanları getirecektir. Türkiye, genç nüfus bakımından birçok ülkeye göre çok önemli bir avantaja sahip. Türkiye’nin dördüncü sanayi devrimindeki gelişmeleri yakalayabilmesi için öncelikle eğitimde gençleri Endüstri 4.0’a entegre etmesi gerekmektedir. Yüksek kalitede eleman yetiştiren bilim liseleri, sanayi-lise-üniversite işbirliklerinin güçlendirilmesi, eğitimlerin pratik kısmının artırılması, öğrencilerin sanayiyi tanıyıp, sanayinin ihtiyacı olan programları kullanmaya adapte olacak şekilde yetiştirilmesiyle ortaya çıkacak nitelikli genç nüfus, Türkiye’yi daha hızlı kalkındıracaktır.Teknolojik ilerlemeler neticesinde çalışan çoğunluğunu oluşturan gençlerin beklenti ve alışkanlıklarının farklı olması sebebiyle yönetim şekillerinde farklılıklar doğabilir. 

Bu değişimin şirketlerin insan kaynağını ne şekilde etkileyeceğini öngörüyorsunuz? 

-Otomasyon, dijitalleşme, robotlar artarken insanı insan yapan özelliklere yoğunlaşmak her zaman tüm süreçlerden önce gelmelidir.

- Artık çalışanların disiplinler arası becerileri aranmaktadır. Kendinizi organizasyon ve teknoloji açısından daha zorlu görevlere hazırlamalısınız.

- Eğitim ve öğretim de modern gereksinimlere uyum sağlamalıdır. Özellikle endüstri ile işbirliği içinde, yeni çalışma dünyasının gereksinimleri için uygun çözümler geliştirilebilir. Yapılması gereken en önemli şey değişime ve dönüşüme uyum sağlamak ve süreçlerin odak noktasından insanı uzaklaştırmamaktır.

Mevcut uygulamaları düşündüğünüzde insan kaynakları birimleri hangi alanlarda daha etkin olabilir?

Yetenek yönetimi, eğitim ve gelişim çalışmaları önemli olacaktır.  Çalışanlara yeni beceriler kazandırmak ve disiplinler arası çalışma sisteminin oluşturulması etkin olabilir. Çeşitliliğe önem vermek; farklı yaşlardan, farklı yaşam tercihlerinden, farklı yeteneklerden ve farklı disiplinlerden gelen çalışanların hep birlikte çalışması ve düşünmesi ciddi anlamda zeki ve inovatif bir kombinasyon olacaktır. 

 

İlgili Fotoğraflar