Takım Tezgahları ve Üretim Teknolojileri Dergisi
SEKTÖRÜN GÜÇLÜ BİRLİKTELİĞİ

  • EURO 
  • DOLAR 
  • İstanbul : °C

Akım Metal: “Kol kola, iyi günlere yürüyeceğiz”

Biri satışta diğeri üretimde kendini kanıtlamış TİAD üyeleri Tezmaksan ve Akım Metal, el ele verdi ve işbirliği protokolü imzaladı. Akım Metal’in ürettiği SMB markalı CNC’lerin satışından artık Tezmaksan sorumlu olacak. Akım Metal Genel Müdür Yardımcısı Ali Fazıl Böyet, işbirliği protokolünün nedenini ve beklentilerini anlattı. 

İki firma birbirini çok uzun yıllardır tanıyor.  Biri satış konusunda diğeri üretim konusunda rüştünü ispatlamış durumda. Bu işbirliği neden bugünlerde başladı?  

SMB olarak yeni bir markayız. Firmamız eski ama markamız 5-6 senelik...  Elbette geçmişe dayanan bir Ar-Ge süreci de vardı. Ürünün çeşitlenmesi gerekiyordu. Model çeşitliliğiyle birlikte ürünün de kendini ispat etmesi gerekiyordu.  O zamanki şartlarda, bizim için önemli olan ölçek ekonomisi yoktu. Tezgah üretiyorduk, satıyorduk ve maliyetler daha yüksekti. Bunun yanı sıra geçmişimizdeki yan sanayici kültüründen gelen bir firma olduğumuzdan kendi ekmeğimizi kendimiz pişirip satmak yönünde  bir ısrarımız vardı. Ancak zamanla bitmiş ürün ve markayı satmak, pazarlamanın; yan sanayi üretimi yapıp satmakla aynı şeyler olmadığını gördük. Ayrıca, şimdi aynı şartlar yok. Belli bir sistem oluşturduk. Markamız piyasada bilinir hale geldi. Artık açılma zamanı geldi. Akım Metal olarak neredeyse 30 sene önce CNC tezgahla Tezmaksan vasıtasıyla tanıştık ve proseslerimizde verimli olmaya başladık. Bizim CNC tezgahımızın piyasa ile yeniden tanışması da inşallah Tezmaksan vasıtasıyla daha da verimli olacak. Şimdi yanımızda Tezmaksan gibi uzun senelerdir şahsi ve ticari olarak ilişkili olduğumuz güçlü bir marka ile kol kola daha iyi günlere yürüyeceğiz. 

Tezmaksan çok geniş bir marka portföyüne sahip… Markanızın, Tezmaksan parkurunda geri planda kalmasından endişelendiniz mi?

Biz ürünümüze güveniyorsak böyle bir endişemiz olmamalı… Elbette bu güven de yıllar içerisinde pekişti. “Bu işe başlıyoruz” derken de özgüvenimiz yerindeydi. Şimdi karşılıklı oluşan bir güven var. Sadece Tezmaksan’dan değil, piyasadan da aldığımız geribildirimlere dayanarak söylüyorum. 

Satışı Tezmaksan’ın uzmanlığına emanet ettiğinize göre bundan sonraki hedefiniz ne?

Bundan sonra mevcut ürünleri en iyi kalitede tutacak şekilde geliştirmeye devam edeceğiz ki henüz piyasaya çıkarmadığımız iki üç çeşit yeni ürünümüz daha var. Satışı kendi uzmanına emanet ettiğimize göre enerjimizi ve zamanımızı üretime, katma değere ve Ar-Ge’ye ayırabiliriz. Biz üreticiyiz, Tezmaksan tüccar. Ancak Tezmaksan’la çalışırken yeni fikirler gelişecektir mutlaka. Şimdiden sonraki yol haritamızı konuşmaya başladık bile.

Böylesine rekabetin yoğun olduğu bir sektörde neden tezgah üretimine girmiştiniz? 

Bu biraz gönül işi… Türkiye’de tezgah üretim altyapısı çok fazla yoksa; bunu başarabilecek en iyi firmalar, tasarım kabiliyetine ve mühendislik altyapısına sahip talaşlı imalatı iyi bilen firmalar olmalı. Biz de bu düşünce ile böyle bir yola girdik.

Markanızı pazara sunduğunuz altı yılda zorlu dönemler oldu: Vatandaşın alım gücü düştü, finansal problemler yaşandı. Keşke yapmasaydık dediğiniz zamanlar oldu mu?

Zorlandığımız dönemler oldu. Özellikle pazara çıktığımız ilk iki yıl ve 2019 yılı bizim için çok zor geçti. Üretimde kendimizi kanıtladık ancak profesyonel olarak pazarlamacı bir şirket olmadığımız için satış argümanlarında zayıf kaldık. Ama “bırakalım, gidelim” dediğimiz bir zaman hiç olmadı. Hem memleket hem gönül işiydi. 

Yerli CNC üretimi yapmak, Türkiye için ne anlama geliyor?

Talaşlı imalatta Türkiye rüştünü ispatlamaya çalışıyor. Bunun için taşın altına biz de elimizi koyduk. Sadece tezgah üretiminin değil sanayi üretiminin de altyapısının artık oturması gerekiyor. Sadece dökümü ve aksamı üretip geri kalanını yurt dışından almanın dezavantajlarını bugün pandemi sürecinde daha net hissediyoruz. Gördüğünüz gibi tedarik zinciri kırıldı. Türkiye’nin endüstriyel anlamda kendini idare edebilir durumda olması gerekirdi bu süreçte. Hep söylüyoruz: Kendi makine veya işleme teknolojisini geliştiremeyen bir ülke, tam bağımsız değildir. Tezgah alt sistemlerinin de sadece Türkiye değil, dünya pazarına hitap edecek şekilde en kısa süre içerisinde oluşması ve gelişmesi gerekmektedir. Türkiye’yi orta kalite-iyi fiyat olarak değil, “en iyi kaliteyi en uygun fiyata” şeklinde konumlandırmanın sonradan girilen piyasada şansımızı arttıracağına inanıyorum. Biz tezgah üretimine başladığımızdan beri faydalı olacağını düşündüğümüz prestijli yurtdışı fuarlarına, mümkün olan en iyi yerlerde katılarak markamızı ve ülkemizi temsil etme gayretinde olduk. Belli makine sektörlerinde marka bilinirliğine sahip ülkemizin, CNC talaşlı imalat tezgahları alanında bilinirliğini ve marka gücünü oluşturması gerekiyor. Rakiplerimiz ya çok büyük ya da çok yüksek adette üretim yapan Asyalılar… İşimiz bir hayli zor ancak imkansız değil. Ülkemiz adına biz üzerimize düşenin en iyisini yapmaya gayret göstereceğiz.

 

 

12 Ağustos 2020 Çarşamba