İkale sözleşmesindeki temel prensip, tarafların aralarındaki iş sözleşmesini karşılıklı rıza ile belirlenecek tarihte sonlandırmak istemesidir. Bu bağlamda, iş kanununda düzenlenen ve tek tarafa haklı fesih yetkisi veren (çoğunlukla bir tarafın sözleşme borcunu ihlal ettiği) durumlarda değil; sözleşmenin dostane olarak sonlandırılmak istendiği hallerde gündeme gelir. Bu sebeple her iki tarafın da haklarının korunduğu bir sözleşmenin akdedilmesi gerekir. 

Sözleşmenin temel unsurları ise özetle şöyle sıralanabilir;

  • Sözleşmenin irade serbestisi uyarınca akdedilmesi; özellikle çalışanın herhangi bir baskı altında kalmadan sözleşmeyi imzalamış olması gerekir. 
  • Sözleşmenin yazılı şekilde yapılması; ispatlanabilirlik açısından önem arz eder.
  • Menfaat dengesinin korunması; özellikle son tarihli Yargıtay kararlarında çalışanın tazminata hak kazanması aranmaktadır. Buna ek olarak iş ilişkisinin sonlanması talebi işverenden gelmişse tazminata ek bir ödemenin yapılması da aranabilmektedir. Ancak somut şartlara göre değerlendirme yapmak esastır.

İkale sözleşmesinin avantajları, dezavantajları ve sonuçları

Bir uyuşmazlığın devlet yargısı ile çözümlenmesi oldukça uzun zaman alabilmekte ve yüksek meblağlara mal olabilmektedir. Bir konu hakkında tarafların anlaşması ile devlet yargısına hiç başvurmaksızın dostane çözüm yönüne gidilmesi pek çok avantajı da beraberinde getirecektir. Öncelikli olarak dava yoluna gitmenin gerektirdiği masraflar ve zaman kaybı önlenecek, dava yürütmenin getirdiği hukuki riskler bertaraf edilecek ve buna ek olarak taraflarda oluşabilecek psikolojik baskının önüne geçilecektir. Bu durumun işverenin kurum imajına olumlu katkı sağlayacağı da açıktır. 

Ayrıca, iş sözleşmesinin akıbeti ve tarafların alacakları ve borçları hakkında belirsizlik durumu da hızlı bir şekilde ortadan kalkacaktır. 

İkale sözleşmesinin dezavantajları ise sözleşmenin tarafına ve somut şartlara göre değişkenlik gösterebilmektedir. Örneğin ikale sözleşmesi ile çalışan, devlet yargısına göre tazminat harici ek ödemeye hak kazanabilmektedir. Bu durum çalışan için bir avantaj sağlarken işveren açısından dezavantaj olabilmektedir. Veya tam tersi bir durum da gündeme gelebilmektedir. Ayrıca, çalışanın sözleşmeyi özgür iradesiyle imzalamadığına dair beyanlarla 1 yıl içinde yargı yoluna başvurduğu haller söz konusu olabilmektedir. 

Böyle bir durumda iş sözleşmesi hiç sonlanmamış kabul edilecek ve yeniden geçerli hale gelecektir. 

Fakat, çalışanın kendi iradesiyle imzaladığı ve geçerli kabul edilen bir ikale sözleşmesinin meydana getireceği en önemli sonuçlardan biri, çalışanın bir daha işe iade davası açma hakkının kalmamış olmasıdır. 

İkale sözleşmesinin her bir maddesinin titizlikle değerlendirilmesi ve bu süreçte hukuki destek alınması oldukça önemlidir.