Takım Tezgahları ve Üretim Teknolojileri Dergisi
SEKTÖRÜN GÜÇLÜ BİRLİKTELİĞİ

  • EURO 6.5102
  • DOLAR  5.9076
  • İstanbul : °C

Türk Havacılık ve Uzay Çalıştayı’nın ilki gerçekleşti

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, “Türk Havacılık ve Uzay Çalıştayı” ile Türk akademisyen, kamu kurum ve kuruluşlarına, geleceğin havacılık ve uzay yol haritalarına katkı sağlayabilecekleri ortak bir çalışma ortamı oluşturulduğunu belirterek, “Tamamen milli kazanımların hedef alınacağı etkinlikle, Türkiye’de havacılık ve uzay alanında yeni bir dönem başlayacak” dedi.

 

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunun (TÜBİTAK), Türk Hava Kuvvetleri’nin katkılarıyla 11-12 Mayıs’ta Ankara’da gerçekleşen Türk Havacılık ve Uzay Çalıştayı’na ilişkin Işık, 2000’li yıllardan itibaren uzay çalışmalarının artan hızla ilerlediğini ve dünya çapında bir rekabet alanına dönüştüğünü söyledi. Başta ABD olmak üzere, Rusya, Çin, Japonya, Hindistan, Kanada ve Brezilya gibi ülkelerin, uzay araştırmalarına toplamda 200 milyar dolar civarında kaynak ayırdığına dikkati çeken Işık, şu anda 2050 yılını hedef alan çalışmaların sürdürüldüğünü anlattı.

Işık, TÜBİTAK’ın Vizyon 2023 Projesi Yönlendirme Kurulu’nun, 2002 yılındaki ilk toplantısında düzenlenecek panelleri belirlediğini ve bu paneller içerisinde savunma, havacılık ve uzay sanayisi konularının da yer aldığını hatırlattı. Bu vizyonla düzenlenen çalıştayla Türk akademisyen, kamu kurum ve kuruluşlarına, geleceğin havacılık ve uzay yol haritalarına katkı sağlayabilecekleri ortak bir çalışma ortamı oluşturulacağını bildiren Işık, tamamen milli kazanımların hedef alınacağı etkinlikle, Türkiye’de havacılık ve uzay alanında yeni bir dönemin başlayacağına işaret etti.

“Hedef: 30 santimetre çözünürlüklü uydu”

TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsünün faaliyete başladığı andan bugüne kadar imza attığı başarıları anımsatan Işık, enstitünün yol haritası hakkında bilgi verdi. Daha önce farklı çözünürlükte uydular geliştiren TÜBİTAK UZAY’ın, gelecek 12 yıl içerisinde dünya standartlarında en ileri düzey kabul edilen 30 santimetre yer örnekleme mesafesine ulaşmayı planladığını vurgulayan Işık, “Askeri istihbarat ve uzaktan algılama uygulamaları bakımından son kullanıcılar için çok büyük bir ufuk açacak Hiperspektral Uydu Platformları da TÜBİTAK Uzay’ın yol haritasında yer alıyor. Kalkınma Bakanlığı desteğiyle ay ve gezegenler arası karmaşık uzay görevlerinin gerçekleştirilebilmesine olanak sağlayacak bir itki sistemine yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Milli Yer İstasyonu Geliştirmesi Projesi (MİYEG) kapsamında yer gözlem uyduları için milli bir yer istasyonu geliştirilmesi ve böylelikle önümüzdeki yıllarda fırlatılması planlanan yer gözlem uydularının, yer istasyonu ihtiyaçlarının karşılanması amaçlanıyor.” diye konuştu.

“Tarım İHA’sı 2017’de uçacak”

Işık, TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsünün havacılık teknolojilerine ilişkin projelerine de değindi. Akıllı tarım çalışmalarına destek olması amacıyla yaklaşık 4 saat uçabilen, 2 kilograma kadar yük ya da kamera taşıyabilen küçük elektrikli İHA projesinde, ilk uçuşun 2017 yılında planlandığını kaydeden Işık, bu alanda belirlenen gelecek hedeflerine ilişkin şunları aktardı:

“2016-2023 döneminde 14-20 kilometrede en az bir hafta uçabilen sivil ve askeri kullanıma yönelik uzaktan algılama, gözlem, keşif ve bölgesel haberleşme amaçlı insansız uçağın yapılması ve hizmete sunulması amaçlanıyor. 2020-2030 döneminde ise 20 kilometre ve yukarısı için havadan hafif zeplin platformlarının geliştirilmesi hedefleniyor. Çok amaçlı kullanım özelliği olacak bu araçların bölgesel haberleşme amaçlı olması ve 1 ay ve daha fazla havada kalması öngörülüyor. Söz konusu platformların sistem tasarımının milli olması gerekiyor. Özellikle hidrojen, yakıt pili, kimyasal piller, güneş gözeleri/panelleri, elektrik motorları ile elektrikli uçak ve hava aracı teknolojilerinde, ileri malzeme teknolojileriyle daha hafif ve verimli sistemlerde, İHA-uydu arası lazer haberleşme ve güvenli iletişim teknolojilerinde rekabet gücümüzün oluşturulması hedefleniyor.”

Bakan Işık, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunun (TÜBİTAK), Türk Hava Kuvvetleri’nin katkılarıyla Bilkent Otel’de düzenlediği “Türk Havacılık ve Uzay Çalıştayı”na katıldı.

Dünyada nesnelerin interneti tartışılırken, Türkiye’de kurumların birbiriyle “iletişim kurmadığına” işaret eden Işık, kurumlar arasındaki iletişimin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. “Türkiye’de kurumları birbiriyle konuşturmak zorundayız” diyen Işık, bu nedenle çalıştayların çok önemli olduğunu, çıktılarının takip edilmesi gerektiğini ve burada Türkiye’de uygulanabilir fikirlerin ortaya çıkacağını ifade etti.

Bakan’dan Vecihi Hürkuş ve Nuri Demirağ vurgusu ; Türk tarihinde de havacılık ve uzaya yönelik pek çok çalışma olduğunu hatırlatan Işık, “Maalesef bugüne kadar bu konudaki çalışmaları tamamıyla kurumsallaştıran ve bu konuda dünyaya yeni şeyler sunan bir ülke konumuna gelemedik. Bunun pek çok sebebi var. Havacılık tarihimizle ilgili iki ismi anmadan geçersek büyük haksızlık olur, birincisi Vecihi Hürkuş, ikincisi Nuri Demirağ’dır” diye konuştu.

Türkiye’nin ilk uçağının, Vecihi Hürkuş tarafından 1924 yılında yapıldığını anımsatan Işık, “Bu vatansever kahramanların ortaya koyduğu azim, irade... Günümüzdeki sermaye sahipleri en küçük bir risk almak istemiyor ama Nuri Demirağ elindeki tüm birikimini ‘Ben uçak yapacağım, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyacını karşılayacağım, bütün dünyaya satacağım’ iradesiyle kullanıyor ama maalesef Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sağlığında verdiği destek, vefatından sonra kendisine verilmedi.” ifadelerini kullandı.

Bu konuda ilk kez tam bir hükümet iradesi bulunduğunu, Türkiye’nin güvenlik ve savunma ihtiyaçlarının ertelenemeyeceğini vurgulayan Işık, ülkenin jeopolitik ve jeostratejik konumunun savunma ve güvenlik konusunda çok güçlü olmasını gerektiğini belirtti.

Son yıllarda savunma sanayinde yerlilik oranının önemli ölçüde arttığına dikkati çeken Işık, “Artık Türkiye bu alanda teknoloji geliştiren ve satan ülke konumuna geldi. Türkiye ardı ardına kendi teknolojileriyle ürettiği kendi silahlarını ve savunma, güvenlik araçlarını ortaya koymaya başladı.” dedi.

2018’in sonuna kadar Göktürk 2 tamamlanacak

Işık, Türkiye’nin kendi uydusunu yapıp, uzaya fırlatma noktasına geldiğini anlatarak, 2018’in sonuna kadar Göktürk 2 yenileme projesini tamamlayacaklarını kaydetti. Uydunun teknik özellikleri ve proje sonunda kullanılacağı yerler hakkında bilgi veren Işık, 30 santimetrenin altında çözünürlüğe sahip, yeni yer gözlem uyduları geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi.

Türksat 6A’nın programa uygun olarak devam ettiğine değinen Işık, 2019 sonuna kadar bu uyduyu fırlatmak istediklerini dile getirdi. Işık, Türksat 6A’yı tamamlayarak, kendi haberleşme uydusunu üreten ülkelerinden biri konumuna gelmek istediklerini belirterek, Türkiye’nin kaynak sıkıntısı olmadığını ifade etti.

Işık, takım ruhunun önemine işaret ederek, dünyada disiplinlerarası çalışma modelinin hayata geçirildiğini anlattı. Türkiye’nin bu yeteneği kazanması halinde çok hızlı mesafe alınacağının altını çizen Işık, “Potansiyelimizin daha çok altındayız, Türkiye belki bu alanda (savunma) 20 milyar dolarlık ihracat yapabilir. Öz güvenimizi artırarak çalışmalara devam etmeliyiz. Nitelikli insan kaynağını arttırmalıyız ve bunu iyi bir organizasyonla bir araya getirip elde ettiğimiz bilgiyi sanayicimizin, girişimcimizin emrine sunmak zorundayız.” diye konuştu.

TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Orkun Hasekioğlu da savunma, havacılık ve uzay sanayi sektörlerinin katma değeri yüksek alanlar olduğunu belirterek, söz konusu alanlara yönelik Ar-Ge çalışmalarının önemine değindi. Son yıllarda Türkiye’nin bu sektörlerde ciddi atılımlar yaptığına işaret eden Hasekioğlu, çalıştayın katkı sağlayabileceği konular hakkında bilgi verdi.

Türk Havacılık ve Uzay Çalıştayı

Milli havacılık ve uzay sanayiinin gelişimi için izlenecek yol haritalarının ülkemiz ihtiyaçları dikkate alınarak belirlenmesi ve bu konuda yapılacak çalışmaların neler olması gerektiğinin görüşülerek tartışıldığı 1. Türk Havacılık ve Uzay Çalıştayı, 11 – 12 Mayıs 2016 tarihleri arasında Bilkent Otel ve Konferans Merkezinde gerçekleşti.

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanı Arif Ergin, Türkiye’nin, sürdürülebilir bir milli uzay ve havacılık strateji altyapısı oluşturması gerektiğini belirtti.

Ergin, 1. Türk Havacılık ve Uzay Çalıştayı’nda yaptığı konuşmada, uzay teknolojilerinin haberleşme, savunma, seyrüsefer, gök bilimi gibi her türlü amaca hizmet eden, uzay araçlarının tasarımını, fırlatılmasını, yörüngeye yerleştirilmesini ve faydalı veri aktarımını kapsayan geniş bir alan olduğunu söyledi. 

Arif Ergin, “Bu alanlarda söz sahibi olan, dünyada söz sahibi olur. Biz de havacılık ve uzay sanayimizin dünya ile rekabet edebilir hale getirilmesini istiyoruz ve bu isteğimizi hayata geçirebilmek için var gücümüzle çalışıyoruz.” dedi.

TÜBİTAK’ın bu alandaki projeleri hayata geçirirken ulusal güvenlik gereksinimlerini karşılayan sistem ve teknolojileri özgün olarak araştırma, geliştirme, üretme ve yönlendirme yeteneğine sahip olmayı hedeflediğini vurgulayan Ergin, sistem ve teknoloji alanlarında dünya ölçeğinde rekabet, işbirliği veya karşılıklı bağımlılık gücünün tesis edilmesine ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.