Takım Tezgahları ve Üretim Teknolojileri Dergisi
SEKTÖRÜN GÜÇLÜ BİRLİKTELİĞİ

  • EURO 6.4646
  • DOLAR  5.8067
  • İstanbul : °C

İSO, “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2016” araştırmasını açıkladı

İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2016” araştırması sonuçlarına göre, sanayinin zirvesinde 32 milyar 594 milyon lira üretimden satışları ile Tüpraş yer aldı. Listede ikinci Ford, üçüncü ise Tofaş oldu. TİAD üyesi Durmazlar Makina geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da listede yer aldı.  

Sanayi devlerinin üretimden satışları bir önceki yıla göre yüzde 8,8’lik artışla 490 milyar liraya, toplam faaliyet karı yüzde 18,6 artışla 52,4 milyar liraya ve toplam ihracatı da yüzde 3,1 artışla 55,1 milyar dolara yükseldi. Sanayi kuruluşları, elde ettikleri 52 milyar liralık esas faaliyet karının yarısından fazlasını ise finansman gideri olarak kaydetti. 

İSO 500’ü düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyu ile paylaşan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan: “Türk sanayisi, finansman zorluğu, kur dalgalanmaları, sosyal, siyasal, terör ve jeopolitik olumsuzlukları barındıran bir yılda, ‘başarma’ azim ve kararlılığını korudu. Yüzde 3,9’luk büyüme performansıyla ekonominin en yakın yol arkadaşı, zor günlerin dostu olduğunu gösterdi. Türkiye’nin ilk 10 ekonomi arasına girmesine en güçlü katkıyı yapacak yegane sektör olan sanayi, üretim ekonomisine dönüş için her türlü desteği almayı hak etti.”

İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) 1968 yılından bu yana aralıksız gerçekleştirdiği, sektör için en değerli verileri oluşturan ve devler ligini belirleyen “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2016” araştırmasının sonuçları açıklandı. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan tarafından basın toplantısında açıklanan Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2016 araştırmasına göre, sanayinin zirvesinde 32 milyar 594 milyon lira üretimden satışları ile Tüpraş yer aldı. Listede ikinci sırada 16 milyar 314 milyon liralık üretimden satışları ile Ford bulunurken, üçüncü sırayı ise üretimden satışları 12 milyar 856 milyon lira olan Tofaş elde etti.

Reel ekonominin mevcut durumunu ve yaşadığı sorunları ortaya çıkarması bakımından önem taşıyan araştırmaya göre, 500 Büyük Sanayi Kuruluşu’nun üretimden satışları bir önceki yıla göre yüzde 8,8’lik artışla 450.505 milyar liradan 490.043 milyar liraya çıktı. Kuruluşların toplam faaliyet karı bir önceki seneye göre yüzde 18,6 artışla 52,4 milyar TL’ye, faaliyet karlılık oranını da yüzde 8,7’den yüzde 9,4’e yükseldi. Toplam ihracatı üç yıldır üst üste gerileyen 500 Büyük Kuruluşun 2016 yılında ihracatı yeniden ivme kazanarak yüzde 3,1 artışla 55,1 milyar dolar oldu.

İlk 10 içinde beş otomotiv şirketinin yer aldığı araştırmada, listeye 48 yeni sanayi kuruluşu girdi. Bunlardan 27 tanesi geçen yıl İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu sıralamasında yer alan şirketlerden, 21 kuruluş ise İSO 1000 dışından olan şirketlerden oluştu. Listenin ilk 50 şirketi, toplam 490 milyar liralık üretimden satışların 241 milyar lirasını gerçekleştirerek 2015 yılında yüzde 48,8 olan payını yüzde 49,2’ye çıkardı.

Sanayi, ekonominin en yakın yol arkadaşı

Araştırma sonuçlarını İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İrfan Özhamaratlı ile birlikte kamuoyuna açıklayan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, “Türkiye’de yaşanan beklenmedik olumsuz olaylar eğer dünyanın en gelişmiş ülke ekonomilerinde yaşanmış olsaydı, bu ülke ekonomilerinde bizim ekonomimizin yaşadığı tahribattan daha büyüğü yaşanırdı. Oysa Türkiye ekonomisi, Türkiye özel sektörü ve sanayimiz, bütün bu zorluklara rağmen ekonomik aktivitesini, dinamizmini kesmedi” dedi. Sanayi sektörünün ekonominin geneli üzerinde bir performans göstererek ekonomik büyümeye en nitelikli katkıyı sunduğunu ve yüzde 3,9’luk performansıyla büyümeyi sürüklediğini vurgulayan Bahçıvan’ın konuşması şu şekilde gerçekleşti:

“İstanbul Sanayi Odası’nda görevi devraldığımız 2013 yılında, İSO 500 Büyük Sanayi Kuruluşu’nun açıklanma zamanı için bir hedef koymuş ve İSO 500’ü, sizlerle en erken zamanda paylaşmak için gayret edeceğimizi söylemiştik. Ne mutlu ki aradan geçen dört yıl içinde bunu başarmış bulunuyoruz. Önce 15 Haziran, geçen yıl da 7 Haziran’da açıkladığımız İSO 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırmasını, bu yıl hem içerik ve hem de tasarımını zenginleştirerek 5 Haziran’a almayı başardık. Daha önce Temmuz sonlarına doğru açıklanan İSO 500’ü Haziran başında açıklıyor olmanın gururunu yaşıyoruz. Bu vesileyle, bilginin çok değerli olduğu hız çağına uygun bir şekilde kendi rekorumuzu sürekli tazelediğimizi özellikle ifade etmek istiyorum.

Şimdi İSO 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırmamızın bu söylemlerimizi destekleyen verilerine geçmeden önce Türkiye ekonomisi ile İmalat sanayinin büyüme ilişkisine değinmek istiyorum.

Türkiye ekonomisi 2016 yılının ilk yarısında iyi bir büyüme performansı gösterdi. Ancak yılın ikinci yarısında bu performans yaşanan ekonomi dışı gelişmeler nedeniyle tersine döndü. Yaşanan bu olumsuz gelişmeler nedeniyle ekonomimiz, ilk yarıdaki olumlu büyümeyi sürdüremedi ve Türkiye ekonomisi yıl genelinde yüzde 2,9 büyüme gösterebildi.

Sanayi sektörümüz ise ekonominin geneli üzerinde bir performans gösterdi ve ekonomik büyümeye en nitelikli katkıyı sunarak yüzde 3,9’luk performansıyla büyümeyi sürükleyen sektör oldu. Bu performans, mevcut yaşanan koşullar değerlendirildiğinde, yukarıda da sözünü ettiğim gibi Türk sanayinin esnekliğini ve rekabet gücünü ortaya koyuyor. Fakat bu azim ve performans, sanayi sektörümüzün uzun yıllara dayanan şu yapısal sorununu görmemizi engellememeli. Bu da Gayri Safi Yurtiçi Hasıla içindeki imalat sanayi payının gerilemesidir.

Henüz sanayileşmiş ülke statüsüne ulaşamamış olan Türkiye’de, imalat sanayinin milli gelir içindeki payı hızla gerileyerek yüzde 23’lerden yüzde 15-17 aralığına düşmüştür. Son yıllarda uygulanmaya konulan desteklere rağmen bu alanda istenilen ve bu trendi tersine çevirecek güçlü bir ivme yakalanabilmiş değildir. Bunun sağlanabilmesi için Türkiye ekonomisinin yeniden ve katma değeri daha yüksek bir üretim ekonomisine dönmesi gerekmektedir.

Baktığımızda 2015 yılında olduğu gibi geçen yıl da bu alandaki karnemizi iyileştiremediğimizi görüyoruz. İmalat Sanayi Sektörünün GSYH İçindeki Payı 2016’da da yüzde 16,7 olarak aynı seviyede kalmaya devam etti. Bu trendin tersine çevrilmesi kaçınılmazdır ve sanayi sektöründe koşulların iyileştirilmesi ihtiyacının sürmekte olduğunu bu vesileyle bir kez daha vurgulamak istiyorum.

Bugün artık dünyada nesnelerin internetini, sanayi 4.0’ı konuşuyoruz. Bu yüksek teknoloji demek, katma değer demek ve nihayetinde şirketlerin Türkiye’de ve dünyada rekabet avantajı yakalaması ve ekonomimizin büyümesine çok daha fazla katkı sağlaması demek...

İSO 500’ün teknoloji yoğunluklarına ve bu çerçevede yarattıkları katma değer dağılımına baktığımızda bu alanda daha alacağımız çok yol olduğunu söyleyebiliriz. Bu açıdan İSO 500’ün verilerine baktığımızda 2016 yılında teknoloji yoğunluklarına göre yaratılan katma değer itibarıyla en yüksek payı yüzde 39,3 ile hala orta-düşük teknoloji yoğunluklu sanayilerin aldığını görüyoruz. Düşük teknoloji yoğunluklu sanayilerin payı ise 2016 yılında 1,5 puan azalarak yüzde 37,4 olmuş. Orta-yüksek teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun payı ise 2015 yılında yüzde 18,9 iken 2016 yılında yüzde 19,5’e yükselmiş. Yüksek teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun payı da 2015 yılında yüzde 3,2 iken çok küçük bir artışla 2016 yılında yüzde 3,7 olmuş. 2016 yılında orta-yüksek ve yüksek teknoloji yoğunluklu sanayilerin toplam payı son yılların ortalaması olan yüzde 21,7’nin üzerinde yüzde 23,2’ye çıkmıştır.

İSO 500 verilerine göre 2016 yılı itibarıyla 474 imalat sanayi firmasından 192’si düşük teknoloji yoğunluklu sanayilerde faaliyet gösteriyor. Orta-düşük teknoloji yoğunluklu sanayilerde 149 firma varken, orta-yüksek teknoloji yoğunluklu sanayilerdeki firma sayısının da 121 olduğu görülüyor. Yüksek teknoloji yoğunluklu sanayilerde faaliyet gösteren firma sayısı ise 2016 yılında sadece 12 olarak ortaya çıkıyor.

Bu verilerden hareketle Türkiye’de sanayinin yüksek katma değerli ve yüksek teknoloji yoğunluklu sektörlere dönüşüm ihtiyacının sürmekte olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Ancak İSO 500 Büyük Sanayi Kuruluşu sonuçları ölçüm yapılan son dört yıldır bu konuda henüz yeterli ilerleme sağlanamadığını gösteriyor.

Ar-Ge harcamalarında azalma var

Burada, biz sanayicilerin hep birlikte oturup düşünmemiz, kendimize ciddi bir eleştirel pay çıkarmamız gereken bir tablo ile karşı karşıya bulunuyoruz. Çünkü özellikle Ar-Ge için verilen onca teşvik ve desteğe, motive edici yaklaşımlara rağmen 2016 yılında 500 Büyük Sanayi Kuruluşu’nun anket verilerinden, Ar-Ge harcamalarında yüzde 16,3’lük bir azalma olduğunu görüyoruz. 2016 yılında İSO 500’ün Ar-Ge harcamaları 3,4 milyar liradan 2,8 milyar liraya inmiştir. Ar-Ge harcamalarının üretimden satışlara oranı ise 2015 yılında yüzde 0,74 iken, 2016 yılında yüzde 0,57’ye gerilemiştir. Aynı dönemde Ar-Ge yapan şirket sayısı da 243’ten 239’a düşmüştür.

Bütün bu veriler, Ar-Ge yatırımları konusunda verilen destek ve teşviklere sanayicilerimizden yeteri kadar yanıt alınamadığını göstermektedir. Sanayiciye Ar-Ge yatırımları ile ilgili olarak daha fazla sorumluluk düşmektedir.”