Takım Tezgahları ve Üretim Teknolojileri Dergisi
SEKTÖRÜN GÜÇLÜ BİRLİKTELİĞİ

  • EURO 6.6063
  • DOLAR  5.8898
  • İstanbul : 29.4°C

Endüstriden bahsedilen her yerde AR-GE konuşulmalı

Küresel ve ulusal pazardaki çetin rekabet, Endüstri 4.0’a geçiş süreci derken firmalar; Ar-Ge ve inovasyon çalışmaları ile fark yaratmak için bünyelerinde Ar-Ge birimleri oluşturuyor. Artık, “teknoloji”nin konuşulduğu her alanda “Ar-Ge” de konuşuluyor.  Hidkom Mühendislik ve Yenasoft, iki TİAD üyesi firma olarak bünyelerindeki geliştirme çalışmalarını anlattı. 

“Rotamızı Ar-Ge faaliyetlerimizle belirledik”

Seçkin Cengiz Aksu /Hidkom Mühendislik Ar-Ge Müdürü

Hidkom Mühendislik olarak 20 yıl önce talaşlı imalat sektöründe ithal ürünler kullanarak, parçaların hidrolik bağlama kalıplarıyla tutulup işlenmesi, karlılığın ve kalitenin arttırılması konularında başlattığımız faaliyetlerimizle Türkiye’de öncü firma olmayı başardık. Geçen zaman içinde taşalı imalat teknolojilerindeki hız ve kalite parametrelerindeki artışa paralel olarak, hidrolik bağlama kalıpları da hızla gelişti ve her firma tarafından bilinen ve ulaşılmak istenilen teknolojik ürünler olarak giderek yaygınlaştı. 

Yurt dışında üretilmekte olan bu komponentleri imal edebilme yetkinliğine ulaşmış olmamızla, tasarım kabiliyeti ve tecrübelerimizi bir araya getirerek, Hızlı Kalıp Bağlama Sistemlerinde kullanılan komponentlerden Levyeli Hidrolik Silindirler, Döner Hidrolik Silindirler, Hidrolik Kaplinler ve Dayamalar başta olmak üzere Hidropnömatik ve Hidrolik Güç Üniteleri dahil komple sistemin tasarımı ve imalatı konusunda Ar-Ge faaliyetlerinde bulunma kararı aldık. Başlatmış olduğumuz Ar-Ge çalışmalarımızla, daha fazla üreticiyi bu teknoloji ile tanıştırmak ve faydalarından yararlandırmak; Almanya, Japonya ve Amerika gibi ülkelerden ithal edilen hidrolik kalıp bağlama elemanlarına alternatif olarak birçok ürün geliştirmek ve Ar-Ge faaliyetlerimizle de Türkiye’de öncü firma olma hedefimizi kendimize rota olarak belirledik. Bu doğrultuda Türkiye ekonomisine de katkıda bulunacak olmanın verdiği mutluluğu birlikte yaşıyoruz.

Ar-Ge çalışmalarımız doğrultusunda CAD tasarımlarımız Sonlu Elemanlar Analizi ile doğrulanmakta CAM ara yüzü kullanılarak üretilmekte, çıkan ürünlerimiz özel olarak tasarladığımız Test Ünitemizde Ömür Testinden geçirilerek yaptığımız tasarımların ve Ar Ge çalışmalarının nihai sonuçları doğrulanmaktadır. ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemine göre tüm çalışmalarımız kayıt altına alınarak, izlenebilirlik tüm Ar-Ge faaliyetlerimizin temel referans noktasını oluşturmaktadır. Ürünlerimize ait CE Belgesi çalışmalarımız Ar-Ge faaliyetimizle bir arada yürütülmektedir.

Üretim aşamasında ölçümlerimiz CMM cihazlarımızla yapılmakta, final kontrollerimiz ise Sızdırmazlık Testi, Fonksiyon Testi olarak Yüksek Basınçlı Kontrol Üniteli Hidrolik Test Masamızda gerçekleşmektedir.

Tasarım aşaması tamamlanmış olan ürün gurupları ile ilgili imalat çalışmalarımız hızla devam etmektedir. Rakiplerine oranla, maliyeti uygun ürünlerin kalite anlamında hiçbir eksiğinin bulunmaması bizim açımızdan çok önemli bir kriterdir. Güvenle kullanımı açısından müşterilerimizi her şartta memnun etmenin gayreti içindeyiz. 

Aşağıda görülen Hidrolik Bağlama kalıp örneğinde kullanılan komponentlerimiz ile ilgili çalışmalarımıza devam etmekteyiz.

 Bu kararlılıkla başlatmış olduğumuz yeni ürün geliştirme faaliyetlerimiz, gerçek manada firmamıza olduğu kadar ülkemiz adına da olumlu etkilerle devam etmektedir. Başardığımız her proje bizim için yeni projelerin başlangıcı olacaktır. 

 

“Üretimin ‘daha iyisi’ için Ar-Ge, şart!”

 

Ömer Karakuş / AKKO Genel Müdür Yardımcısı

Araştırma, bilinmeyeni bilmeye, öğrenmeye yönelik yapılan bilimsel-teknolojik faaliyetlerdir. Geliştirme ise, mevcut bilgiyi ya da teknolojiyi yeni düzenlemelerle daha iyiye doğru yönlendirme faaliyetidir. Bunun için Ar-Ge hem bir şirket hem de bir ülke için yenilikçilik yoluyla büyüme ve gelişmenin başlıca unsurudur. Ar-Ge yapan kuruluşlar, üretim kalitelerini artırmak ve yeni ürün ortaya koyma amacını güderler. Bu da, sanayi üretiminde maliyetlerin düşüp, kalitenin yükselmesi sayesinde rekabet edebilme kabiliyetini artırır. Ar-Ge sonucu ortaya koyduğu yeni ürünlerle, firmaların kendini devamlı güncel tutmasını sağlar.  

Aslında en küçüğünden en büyüğüne imalat sektöründe yer alan her firmanın bir Ar-Ge departmanı var. Belki ismi Ar-Ge birimi değil ama hepsinin bu alanda çalışmaları var. Biraz daha açıklayayım, küçük bir firmayı örnek alalım. Düşündüğü ürünü üretmek için araştırıyor, incelmeler yapıyor, bu incelemeler doğrultusunda deneme yanılma metodu ile üretime başlıyor. Üretiyor, olmuyor, tekrar üretiyor, olmuyor derken en son başarıya ulaşınca bence Ar-Ge yapmış oluyor. Fakat burası çok önemli Ar-Ge yöntemlerinin en pahalısı olan “Deneysel Geliştirme” metodundan hareket ediyor. Bunun için kendisine göre ucuz fakat gerçekte çok yüksek maliyetli olan bir metotla Ar-Ge’sini tamamlıyor. Bizde yıllarca “Deneysel Geliştirme” metodu ile Ar-Ge faaliyetlerimizi yürüttük. Bir gün, bu yöntemin zaman kaybı, iş kaybı, para kaybı olarak bize çok pahalıya mal olduğunu keşfettik ve Ar-Ge birimimizi kurduk.

Şimdiyse önce bilimsel ve teknik çalışmaları tamamlıyor sonrasında deneysel çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bu sayede zamandan ve paradan ciddi miktarda tasarruf sağlıyoruz.

Ar-Ge departmanımıza yazılım ve donanım anlamında çok ciddi yatırımlar yaptık. Totalde son 5-6 sene içerisinde bu yazılım ve donanım yatırımlarının 400 bin euro’yu geçtiğini söyleyebilirim. 

Ar-Ge departmanımız, faaliyetlerinin, yaklaşık yüzde 70-75’lik kısmını geliştirmeye ayırıyoruz. Yüzde 25-30’luk kısmını ise araştırmaya ayırıyoruz. Müşteri şikayetleri ve talepleri bizim için çok önemli. Bu şikayet ve talepler dikkate alınarak çalışmalar başlatılıyor. Literatür taraması yapılıyor. Eksiklerimiz varsa buradan faydalanılıyor. Şikayete konu olan her ne ise Ar-Ge’nin bunun üzerine  gitmesi ve bu problemi çözmesi başlıca görevi. Sonunda yüzde 99 probleme, çözüm üretiliyor.

Bir de zaman zaman ülkemizde üretilmeyen, çok yüksek fiyatlara ithal edilen ürünleri üretmemiz istenir. Bu tarz durumlarda da Ar-Ge devreye girer. İthal ürünün firmamızda, kimyasal analizlerinden, boyutsal ölçümlerine kadar bütün özellikleri incelenir. Yani bir nevi tersine mühendislik yapılır. Bizim standart üretimimizdeki ürünlere göre ham madde farkı gibi farklar incelenir. Detaylı bir şekilde avantajları ve dezavantajları ortaya çıkartılır. Sonucunda Ar-Ge birimimiz daha iyisini yapmak için mücadeleye girişir ve daha iyisi ortaya çıkarılır. 

2016 yılında aldığımız bir yazılım sayesinde ürettiğimiz ürünü, bilgisayar ortamında çalışma testlerine tabi tutabiliyoruz. Ar-Ge birimimizde, bu konuya çok önem veriyoruz, bir mühendis arkadaşımız sadece bu konu üzerine çalışıyor. Dinamik ve statik yükler altında ürünü çalıştırıp, test edip, analizlerini yapıp, oluşabilecek problemlere karşı önlemleri önceden alabiliyoruz. Ürünlerimiz müşteriye ulaştığında sıfır hatayla karşılaşmak için çabalıyoruz. Yani bu program onlarca mühendisin bir araya gelip hesaplayamayacağı dinamik veya statik hesapları yapmamıza yardımcı oluyor. 

Şuan Akko Makina’nın ürettiği ürün 6 bin çeşide yaklaştı. Her geçen gün de artıyor. Başta bu çeşitliliği Ar-Ge birimimize borçluyuz. Müşteri şikayetlerimiz her geçen gün azalıyor. 2016 sonu itibari ile yurt içi ve yurt dışı aldığımız şikayet oranını veriyorum, satış yaptığımız ürünün binde birinden daha az oranda şikayet almışız. Bunların da yarıdan fazlası kullanıcı hatası. Bu da çok iyi bir oran…

Bununla beraber son yıllarda geliştirdiğimiz ALFA kaplamalı ürünlerimiz. Kaplamanın avantajı ile yabancı rakiplerimizden daha iyi performans sergilememizi sağladı. Bu kaplamanın geliştirilmesini de Ar-Ge birimimize borçluyuz diyebilirim.

Yukarıda da bahsettiğim gibi herkes kendi çapında ve bütçesinde Ar-Ge yapıyor. Fakat deneme yanılma yöntemleri, ülkemize ve sanayicimize çok pahalıya mal oluyor. Firmalara ilk başta bunu anlatmak gerekiyor. Önce bilimsel, arkasından teknik tasarım ve ondan sonra deneysel çalışmalar…

Devletimizin çok faydalı destekleri var. Bu konuda başlıca TÜBİTAK ve KOSGEB AR-GE destekleri incelenmeli. Aynı TT Magazin’in yaptığı gibi endüstriyel dergiler vasıtası ile konunun önemine dikkat çekilmeli… Makaleler, röportajlar ve Ar-Ge başarı hikayeleri teşvik edicidir.  Son olarak da devletimiz veya derneklerimiz Ar-Ge sonucu ortaya çıkmış ürünlere yönelik ödüllü yarışmalar organize edebilirler. 

Özellikle kamunun teşvikleri oldukça yararlı... Birçoğunu beğeniyorum. Ama bununla beraber eksik gördüğüm yanları da var. Mesela desteklerde önce sen öde, sonra ben devlet olarak sana destek olacağım gibi bir mantık var. Bundan büyük şirketler mükemmel faydalanıyorlar. Para gibi bir dertleri yok zaten… Fakat küçük esnaf yani KOBİ’ler faydalanmakta zorlanıyor. Parası olsa zaten kendisi yapacak. Fikrini yatırıma dönüştürmek için tam da bu noktada devletin girişimcinin yanında olması lazım. Bununla ilgili belki çok özel uzmanlar seçilebilir. Alanında başarılı bir sanayici, iyi bir mali müşavir ve bakanlıktan yetkili birisi fikri dinler, komisyonun onayından geçerse, devlet ortaklı bir şirket kurulmalı. Daha sonra bu şirket büyüyüp kendi ayakları üzerinde durabilecek pozisyona gelince, devlet şirketin hissesinin kendi payına düşen kısmını satar ve çekilir. Burada da Ar-Ge çalışmalarını yapmış, fikri ortaya koymuş kişiyi tercih ederse ala olur. Bu sayede Ar-Ge yapmış, fikir sahibi, iş yeri sahibi olmuş, katma değer üreten, istihdam oluşturan birisi haline dönüşür.

Konumuz ideal teşvik uygulamalarıydı biliyorum, lakin yukarıda da bahsettiğim gibi büyük şirketlere yönelik devletimizin desteği çok güzel. Eleştireceğim bir tarafı yok, naçizane KOBİ bile olmayan fakat çok güzel fikirleri olan insanlarımız var. Bunların önlerinin açılmasına ve fikirlerinin geliştirilmesine yönelik önerilerim oldu.

 

“Ar-Ge ile yazılımsal çözümler ürettik”

 

Murat Aksoy / Yenasoft CAE mühendisi

 

 

Yenasoft Yazılım olarak, 21 yıldır CAD/CAM ve 3 boyutlu yazıcı sektöründe Türkiye’nin önde gelen distribütör firmaları arasında yer alıyoruz. Birlikte çalıştığımız sektörleri kendi alanlarında ayrı ayrı incelemeyi tercih ediyoruz.  Genel olarak değerlendirdiğimizde,  aynı CAD veya CAM yazılımlarını kullansalar da her üreticinin karşılaştığı zorluklar ve ihtiyaçları değişiklik gösterebiliyor.

Türkiye’de CAD ve CAM ürünlerine ihtiyaç duyan sektörlere yalnızca yazılım satmıyor aynı zamanda satış sonrası ihtiyaç duydukları hizmetler açısından da destekliyoruz. Eski zamanlara göre, teknolojik ilerlemenin çok daha hızlı kaydedildiği günümüzde, insan kaynağımızı bu değişime uyum sağlayacak şekilde yeniden organize ettik. Satış sonrası teknik destek hizmeti veren ekibimiz haricinde, uygulama geliştiren yazılım mühendisleri ile sektörün ihtiyaçlarına yönelik yazılımsal çözümler üretiyoruz.

Sektördeki ihtiyaçları tespit etmek adına kendi yaptığımız araştırmalarımızın yanı sıra firmalarımızdan gelen taleplere de büyük önem vermekteyiz. Amacımız, müşterilerimizin satın aldıkları yazılımları kullanılırken, zamandan tasarruf etmeleri ve insan kaynaklı oluşabilecek hataları en aza indirgemektir.  

Özellikle, SolidWorks CAD programına yönelik oluşturduğumuz yazılımsal çözümlerimiz olan Nest, Bom, Box ve SMC programları, tasarım süreçlerinde zaman kaybını ve hataları en aza indirgeyerek bu süreçlerin verimliliğini büyük oranda artırmaktadır. Programlarımızın nasıl çözümler ürettiğini kısaca özetlemek gerekirse;

Nest yazılımı; SolidWorks’te tasarlanan sac levha parçalarının açınımlarını şekil, boyut ve adetlerine göre en az fire ile sac plaka üzerine yerleşimini sağlayarak, üretim maliyetlerinizi azaltmanıza yardımcı olur. 

Bom yazılımı;  SolidWorks ile oluşturulan montajların malzeme listelerini ve özel özellikleri yönetilebilir, otomatik olarak detaylı excel ve word raporları oluşturarak tasarımlarınızda kullanılan malzeme sarfiyatını ve hazır ekipmanların miktarını kolayca elde edebilir; tasarımınıza yönelik maliyet çalışmaları yapabilirsiniz.

Box yazılımı; SolidWorks ortamında rutinleşen ve el oyalayıcı hale gelen sınır ölçüleri oluşturma, antet değiştirme, toplu dosya kaydetme vb. tüm işlemleri otomatikleştirerek zamandan tasarruf etmenize yardımcı olur.

Smc yazılımı; SolidWorks ile tasarlanan sac levha parçalarına ait açınımları hızlı bir şekilde ve otomatik olarak, imalatta gerekli olan dxf/dwg formatına çevirerek ve sac kesim bilgilerini oluşturarak hata riskini azaltır, zamandan tasarruf etmenizi sağlar.

Geliştirilen bu yazılımlar ile Yenasoft; birlikte çalıştığı firmalar için el oyalayan, zaman kaybettirici, insan kaynaklı hatalara açık olan, tekrarlayıcı ve sıkıcı süreçleri basitleştirerek, firmaların çok daha hızlı ve verimli çalışmalarını, böylece rakiplerine karşı üstünlük sağlamalarını amaçlamaktadır.