Takım Tezgahları ve Üretim Teknolojileri Dergisi
SEKTÖRÜN GÜÇLÜ BİRLİKTELİĞİ

  • EURO 6.0462
  • DOLAR  5.3316
  • İstanbul : 7.7°C

Endüstri 4.0 seminerleri dinleyici akınına uğradı

Gelecek sanayi devriminin öncü makinalarının ilk kez sahne aldığı MAKTEK Avrasya, ikinci gününde sektörün duayen isimlerini ağırladı. Türkiye’de kendi fuar merkezine sahip tek özel sektör fuarcılık kuruluşu olan TÜYAP tarafından TİAD ve MİB işbirliği ile düzenlenen MAKTEK Avrasya’nın ikinci gününde dünyada son 5 yılın en çok tartışılan konuları arasında yer alan Endüstri 4.0 masaya yatırıldı. Yeni sanayi devriminin sektörlere sağlayacağı faydalar, “Savunma, Havacılık ve Uzay Kümelenmesinin Türkiye için Önemi”, “Endüstri 4.0 ve Siber Güvenlik”, “Endüstri 4.0 ve Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi“ ve “Endüstri 4.0 Sistemlerinde Yeni İmalat Konseptleri” katılımcılarla paylaşıldı.

30 konuşmacı 1.200 dakika endüstri 4.0 anlattı

Seminerlerin açılış konuşmasını yapan Dr. Ayhan Etyemez, dünyanın dilinden düşürmediği, henüz emekleme aşamasında olan Endüstri 4.0’ın tüm dinamikleriyle irdelenmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin 2023 yılı için belirlenen 500 milyar dolar ihracat ve dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yer alması hedefine ancak inovasyon, yüksek teknolojili üretim, eğitim ve teşvik ile ulaşabileceğini belirten Etyemez; “Türkiye 1, 2 ve 3’ncü sanayi devriminden sonra 4’üncü sanayi devrimini tribünlerden seyretmemeli. Bunun için herkes elini taşın altına koymalı. Dünyanın en genç nüfuslarından birine sahibiz. Tüm dinamikleriyle Endüstri 4.0’ı algılayıp, gelecek planlarımızı yapıp hızlıca aksiyon almalıyız. MAKTEK süresince akademik, bilimsel anlamda alanında 30 uzman isim, Türkiye için hayli önemli olan Endüstri 4.0 konusunda 1.200 dakika görüşlerini paylaşacak” dedi.

“ABD ve Almanya’da alarm zilleri çalıyor”

Endüstri 4.0’ın, rakip olsalar dahi, şirketlerin önümüzdeki 10 yıl içinde birlikte çalışma olanağı sunacağını belirten seminerin ilk konuşmacısı İnfoma Teknoloji Genel Müdürü Mustafa Ceran, bütünleşik ürün geliştirme teknoloji platformlarının önemini artıracağını belirtti. Otomotiv, elektronik, uzay, havacılık ve savunma alanında Endüstri 4.0’ın ülkeleri bir üst lige çıkaracağını belirten Ceran, “İki yıl öncesine kadar Endüstri 4.0 alanında ülkemizde hiçbir çalışma yoktu. Hala da önemli adımlar atmış değiliz. Ancak dünya giderek küçük bir köy halini alıyor. Ülkeler Mars’ta koloni kurmak için çalışmalara başladı. Türkiye olarak rekabet edebilmemiz için henüz başında olduğumuz Endüstri 4.0 için kolları sıvamalıyız. Üretimdeki üstünlüğünü Çin’e teslim eden ABD ve Almanya’da bugünden alarm zilleri çalıyor. Kurgulanma aşamasında olan Endüstri 4.0 için çok zamanımız kalmadı” dedi. 

“Yapılan çalışmalar macera değil”

Endüstri 4.0 çalışmalarının akademik, bilimsel, sanayi ve devlet düzeyinde değil, ev hanımlarına kadar indirilmesi gerektiğini vurgulayan Mustafa Ceran şöyle konuştu;

“Öncelikle düşünce tarzımızı değiştirmeliyiz. Bilginin önemi önümüzdeki yıllarda daha da artacak. Şu an zengin olan ülkeler değişime hazırlanamazlarsa paraları bilgiyi satın almaya yetmeyecek. Biz de ilim, bilim, teknoloji, inovasyon tarafında daha fazla çalışarak bu yarışta ön plana çıkabileceğiz. Çin’in gelişimi karşısında Almanya, 2013 yılından bugüne 5 çalışma grubu ile hazırlanıyor. Mimari, inovasyon, araştırma, güvenlik, hukuki ve siyasi boyutlar ve eğitim konularında bu 5 grup geleceği bugünden şekillendiriyor. Bu bir macera değil.”

“Makinaların canı kıymetlenecek”

Endüstri 4.0 ile birlikte üretimin daha çevreci, şirketlerin daha kârlı, insanların daha huzurlu olacağını da kaydeden Ceran, otomotiv devlerinin 4 kişilik çalışan ve 5 bin 300 robot ile bir günde 1.500 araba ürettiğini kaydetti. Üretimde fabrikaların akıllanması için başta yazılımcı olmak üzere siber güvenlik analisti, sanal gerçeklik tasarımcısı, makina öğrenim bilimcisi gibi 16 mesleğin ön plana çıkacağını belirten Mustafa Ceran şunları kaydetti;

“10 yıl sonra fabrikalardaki üretim adeta bir orkestra edasıyla gerçekleşecek. Ürünler üretim bandında sıra olsa dahi gitmeleri gereken makinaya kendileri ulaşacak. Diğer taraftan makinaların canı kıymetlenecek. Yani bir otomobil örneğinden yola çıkacaksak, araç ne zaman arızalanacağını, en yakın servis noktasını, gereken parçaları sahibine söyleyip, yolda kalmamak adına direkt servis noktasına gidebilecek. Araç kazaları yolla, önündeki ve yanındaki araçlarla konuşan cihazlar sayesinde daha da azalacak. Film izlerken, bir deniz sahnesinde televizyonunuz deniz kokusu verebilecek. Bu gelişmeler karşısında ‘Adamlar ne yapmış’ dememek için ülke olarak koşmalıyız.”

Endüstri 4.0, şimdiden siber korsanların iştahını kabartıyor

Üretimde yavaş yavaş insanların yerini alan akıllı robotlarla birlikte akıllı fabrikalar için tehlike çanları çalıyor. Avrasya’nın en büyük buluşması MAKTEK 2016’nın “Endüstri 4.0 ve Siber Güvenlik” seminerinde sahne alan güvenlik uzmanı Safai Tandoğan; “Endüstri 4.0 ile sanayinin kavuşacağı akıllı fabrikalar ve ürünler şimdiden siber korsanların iştahını kabartıyor. Yeni sanayi devriminin en başındayız. Önümüzdeki 10 yıl içinde yapılacak yatırımlarda, güvenlik en başta düşünülmeli. Önlemler akıllı konseptinde geliştirilmeli” dedi. 

Dünya makina devlerini İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde 3’ncü kez bir araya getiren MAKTEK Avrasya’da Endüstri 4.0 ile birlikte gelecek riskler masaya yatırıldı ve “Endüstri 4.0 ve Siber Güvenlik” semineri büyük ilgi gördü. Güvenlik uzmanı Safai Tandoğan önümüzdeki 10 yıl otomotivden enerjiye, beyaz eşyadan tekstile kadar yeni sanayi devrimi için yatırım planları yapan yüzbinlerce şirketi bekleyen tehlikeleri paylaştı.

“Nesnelerin interneti korunması zor bir fenomen”

Dört milyar insanın birbiri ile bağlantılı hale geleceği, 25 milyar cihazın birbiri ile konuşacağı nesnelerin interneti ve endüstri 4.0 dönemi için büyük risklerin olduğunu belirten Safai Tandoğan, “Önümüzdeki sanayi devrimi ticaret yapma şekillerini yıkıcı şekilde değiştirecek. Henüz başında olduğumuz bu dönem için 7 gün 24 saat çalışacak fabrikaları akıllı güvenlik önlemleri ile koruma altına almalıyız. 

Şu an siber korsanlar tek bir şeyi ele geçirince tüm fabrikanın bilgilerine ulaşıyor. Önümüzdeki dönemi iyi okumalıyız. Örnek olarak ABD’de 55 bin enerji transfer istasyonu var. Korsanlar bunun 9 tanesini devre dışı bırakırsa Kuzey Amerika karanlığa gömülebilir. Çevre kontrolünü yavaş yavaş kaybedeceğimiz, dört duvarın ortadan kalkacağı önümüzdeki 10-15 yılda güvenliği en iyi şekilde planlanmış altyapılar kurgulanıp, bu alanda yatırımlar sürdürülürse korsanların önüne geçilebilir” dedi.

Her geçen gün yeni yöntemler üzerinde çalışan hackerların bugün saldırdıkları kişi ya da kurumlarda yüzde 60’ının kim tarafından yapıldığının tespit edilemediğini kaydeden Tandoğan sözlerini şöyle sürdürdü; “Önümüzdeki dönemde siber güvenlik analistlerine daha çok ihtiyaç doğacak. Çünkü nesnelerin interneti korunması zor bir fenomen. Sadece kurum değil, tedarik zincirindeki güvenlik açıkları için siber casuslar yeni yöntemler üzerine çalışacak. Bugün şirketler daha güvenli hale gelebilmek için önemli yatırımlar yapıyor. Bankacılık, sağlık, enerji sektörlerinde alınan güvenlik önlemleri bir standart olarak bugün karşımızda… Ancak gelecek için hazırlanan yeterli kılavuz ve kaynak yok.”

“Bizim başımıza gelmez dememeli”

Konuşmasında dış tehditler kadar iç tehditlerin de önemine dikkat çeken Safai Tandoğan, siber güvenlik farkındalığının tüm çalışanlara yayılması, hatta gözetim sisteminin sağlanması gerektiğini belirtti. İşten ayrılan bir personelin şirketten alacağı bilgi ya da yazılım ile saldırı gerçekleştirebileceğini belirten Tandoğan, “Belirttiğim senaryolar karşısında genel kanı ‘Benim başıma gelmez’ sendromu... Sadece Türkiye’de değil, yurtdışında da bu söylem mevcut. Hali hazırda uzaktan erişim güvenliğine endüstri tam olarak çözüm bulmuş değil. Bu noktada görev biraz da endüstriye düşüyor. Sistemlerini dirençli hale getirmenin en önemli yöntemlerinden biri; sistemi denetlemek için firma ya da sistem dışından bilgisayar korsanlarını kullanarak test yaptırmak. Türkiye’de bu yöntem hızla yaygınlaşıyor” açıklamasını yaptı.